BEN ADAY OLMAZSAM KİM OLMALI ?

BEN ADAY OLMAZSAM KİM OLMALI ?

Ayhan Bilgen

15 Mart 2015, 20:14
 Aday olmak istemek nasıl bir haksa, aday olma sürecinde doğru bir tutum sergilemek de o kadar önemli bir görevdir.

Siz aday yapılmazsanız kim aday olmalı sorusunun cevabı, aslında siyasetin tüm düzeyini ortaya koyar. Eğer bu soru dürüst cevaplanıyor ve ülke çıkarları, parti çıkarları, kişisel çıkarların üzerinde bir belirleyici konum elde ediyorsa  siyaseten mesafe almak mümkün olacaktır. İnsanların kendilerini farklı mevkilere layık görmeleri anlaşılır bir psikolojidir.  Ama bu duygu, bir hastalığa dönüşmüş ve uğrunda her şeyin gözden çıkarılacağı saldırgan tavrı beraberinde getirmişse tehlike sinyalleri görülmelidir.

Toplumsal yozlaşmanın gün geçtikçe yaygınlaşması ve nihayet siyasetin kolay ve hızlı kazanç elde etme aracına dönüşmüş olması bir felaket tablosudur. Bu durumu önemsemeyip başarıyı, pozisyon elde etmeyi yaşamın temel felsefesi haline getirmek siyasete olan güveni tüketmekle kalmayıp toplumu da tüketen bir çarka dönüşmüştür.

Üç yıl aday olmak için yaşayan, bir yıl bütün işini bırakıp aday olma kavgasına tutuşan ve nihayet aday olamazsa bir yıl da aday olamamanın travmasını yaşayan bir topluluk oluştu.

Özellikle iktidar partisi içinde aday adayı olmanın bile, ihale elde etme yada bürokraside yükselme kapılarını açtığına dair inanç ilginç bir sektör ortaya çıkarmıştır. Sadece para yatırarak elde edilen aday adaylığı pozisyonunun kartvizit bastırılıp kurumsallaştırıldığı ve yıllar boyunca kullanıldığı bir ülke haline geldik. Bu, egoizmin dışa vurum düzeyini gösteren bir semboldür sadece. Bireysel bir yozlaşmanın ötesinde yapısal çözülmedir söz konusu olan.

Ne İslam ahlakı ne sosyalist kültürle izahı mümkün olmayan bu davranışların tahrip edici gücü kendini hayatın başka alanlarında da hissettirmektedir. Medyadan sivil topluma , meslek örgütlerine, demokratik kitle örgütlerine uzanan yozlaşma bu bağlamda siyasetteki yozlaşma ile etkileşim içindedir.

Nitelik, ehliyet ve adalet gibi ölçüleri önemsizleştiren, kayırmacı, dar grupçu tercihler bir bütün olarak toplumsal mücadele zeminlerini çürütmektedir.

Bu duruma müdahale etmek ve tehlikeli gidişi durdurup tersine çevirmek öncelikle örgütlü çevrelerin elindedir. Oyunun yozlaşmış kurallarına teslim olmak yerine kendi kurallarını hayata hakim kılacak davranışlar ortaya koymak, aynı zamanda bir toplumsal öncülük meselesidir.

Seçim süreci bir sınavdır. Hayata ve siyasete bakışınızın test edildiği bir sınav.

AYHAN BİLGEN

Yorum Gönder