Fırat: Palandöken yolu Kürt kıran yoludur

03 Kasım 2016 Perşembe 13:47

Daha önce Tekman İl Genel Meclis Üyeliği görevini yürüten, 2014 yılındaki yerel seçimlerde Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Tekman Belediye Başkanı seçilen ve hala buradaki görevini başarılı bir şekilde yürüten Ali Sait Fırat Tekman Gündem editörü Kadir Gürhan’ın sorularını yanıtladı.

Fırat: Palandöken yolu Kürt kıran yoludur
 Biz göreve geldiğimizde 6360 sayılı yasa yani büyükşehir belediye yasası yeni yürürlüğe girmişti. Bu getirdiğimiz su projesinin tamamı iller bankası finansmanıyla sağlanan bir projeydi. 6360 sayılı yasaya göre il hudutlarının tamamı Büyükşehir Belediyesi’nin görev alanına giriyor. Eskiden kırsala yönelik hizmetler, belediyelerden ziyade özel idareler tarafından sağlanıyordu. Şimdi ise bu yasa gereği olarak özel idareler büyükşehir olan illerde feshedildi. Görev Büyükşehir Belediyeleri’ne verildiğinden beri, Büyükşehir belediyeleri kendi yandaşı olan, kendi partidaşı olan ilçe belediyelerine hadsiz şekilde yatırımlar yaptı. Benim ilçem dört tane güney ilçesi içerisinde Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bir ilçedir. Aynı şekilde Çat ilçesi de yoğun olarak Kürt nüfusunun yaşadığı bir ilçe. Çat ilçesinin belediye başkanı CHP’den olması nedeniyle Çat’ta büyükşehir belediyesi’ne ait olan hizmetler Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilirken, Tekman Belediyesi‘ne aynı hizmetler aynı kanun çerçevesinde gerçekleştirilmiyor.

“TEKMAN SOSYOEKONOMİK AÇIDAN 950 İLÇE ARASINDA SONDAN BİRİNCİ SIRADA”

İddia ediyorum Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin şuana kadar benim ilçeme gözle görülür tek bir yatırımı bile yoktur. Eskiden beri devam eden yatırımlar ne ise bunları kendilerine mal ettiler. Yeni tayin edilen öğretmenler diyor ki; biz atanmadan önce haritadan Erzurum merkeze en yakın olan ilçe hangisiyse ona göre tercih yapalım. Erzurum haritasını önümüze koyduğumuzda en yakın ilçe Tekman ilçesi gözüküyor. Fakat biz geldikten sonra şunu anladık; ha Tekman’dan Erzurum’a gitmişsin, ha Erzurum’dan Erzincan’a gitmişsin aynı şey. Sosyogelişmişlik açısından 950 tane ilçe arasında Tekman ilçesi sondan birinci sıradadır. Yani geri kalmış ilçeler arasında sondan birinci sırada yerimizi alıyoruz.

“TEKMAN BUGÜNE KADAR İKTİDARDA YER ALAN PARTİLER TARAFINDAN YÖNETİLDİ”

Ve çok üzücü bir şey ki ilçemiz, bütün yerel yönetimlerde hangi parti iktidar olduysa belediye başkanlığını o partilere vermiş. Tekman Belediyesi’ni 20 yıl Anavatan Partisi, 10 yıl ise Ak Parti yönetmiş bulunuyor. Fakat her iki iktidar döneminde de bir ilçenin ilçe olma kriterlerinin hiçbir tanesi Tekman’da sağlanamadı. Köy dahil imc usulü ile kendi bazı sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek bazı kurumları yapabilmişken, 1946 yılından beri Malatya ile birlikte ilçe olmuş bir Tekman merkezde böyle bir şey bulmak imkansızdır. Bakın dikkatinizi çekiyorum 1946’da Malatya ile birlikte ilçe olan bir Tekman bulunuyor. Malatya şuan il olmuş ve bölgenin lokomotifi durumunda yer alıyor. Tekman ise halen köy statüsündedir.

“PROJE ÜRETMEDE VE HALK MEMNUNİYETİNDE BİRİNCİ SEÇİLDİK”

Biz iktidar olan partilerin hiçbir çalışmasını, hizmetini şuana kadar görmedik. Ben hizmetin nasıl olabileceğini, imkanların nasıl yaratılabileceğini, muhalefet partilerinde olsa dahi hizmet aşkı olan bir kişinin neler yapabileceğini göstermek için 2014 seçimlerinde Tekman Belediye Başkanlığı’na aday oldum. İlçede iki yıl içerinde yaptığımız hizmetler ile 106 tane Güneydoğu belediyesi içerisinde proje üretmede, halk memnuniyetinde ve projelerin gerçekleşme olanağı açısından belediye olarak birinci seçildik.

“TEKMAN İLÇESİNİ 5 TRİLYONLUK BİR BORÇ İLE DEVRALDIK”

Kanalizasyon, içme suyu, mahalle ve ilçeyi birbirine bağlayan yollar, itfaiye, mezarlık hizmetleri, mezbaha hizmetleri ve otogar hizmetleri Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet alanı içerisinde yer alan görevlerdir. Büyükşehir Belediyesi, Tekman ilçesine bu hizmetleri getirmiyor. Biz Tekman Belediyesi’ni 5 trilyonluk bir borçla devraldık. Bu borcun bir kısmını yapılandırdık. Bir kısmını yasa gereği ilgili kurumlara havale ettik. Bir kısmını da ödedik. Bütün belediye menkulleri ve gayrimenkulleri hacizliydi. Biz hacizleri kaldırdık.

“BİR İLÇENİN YİRMİ YILA VARAN KADERİNE İPOTEK KOYDULAR”

Geçmiş dönemdeki belediye başkanının yapmış olduğu uygulamalarla, mevcut belediyenin ne kadar para edecek kıymetli şeyleri varsa yok pahasına elden çıkarıldı. Çok küçük köylü kurnazlığı ve kıt düşünce ile hareket edilip, bir ilçenin yirmi yıla varan kaderine ipotek koydular. Biz belediyeyi sıfır makine parkı ile devraldık. Fakat şuan yapmış olduğumuz makine parkı Erzurum’un alt belediyelerine hemen hemen ulaşacak seviyede. Benim buradaki amacım mağduriyetimi dile getirmektir.

“HAMZALAR KÖYÜ’NÜN ÇIKARCILARI İÇME SUYU GETİRMEMİZE ENGEL OLDULAR”

İçme suyunu Tekman’a getirmek için çok büyük sıkıntılar çektik. Geçmiş dönemde ki Belediye Başkan’ı Yakup Doğan, suyun geçeceği Hamzalar Köyü’ndeki bazı çıkarcı kişilere suyu götürmek için para sözü vermiş. Bu bahsettiğim çıkarcı kişi hiçbir şeye sahip değil. Suyun mülkiyeti olmaz, su kamu malıdır. Kimse su benim mülkiyetimdir diyemez. Bu getirdiğimiz su ilçeye 45 kilometre uzaklıkta. Bingöl dağlarının eteklerinden doğup Aras Nehri’ne akıyor. Kimseye bir zararı bulunmuyor. Ama o çıkarcı uyanık kişi. Yani Hamzalar Köyü’nden A.İ isimli şahıs bize şantaj yaparak bizden su karşılığında para istedi. Biz kendisine belediye olarak kamuya karşı sorumlu olduğumuzu söyledik. Fakat suyu getirme karşılığında o köyün ne ihtiyacı varsa onu gerçekleştirme taahhüdünde bulunduk.

“SUYU GETİRME KARŞILIĞINDA HACICERGOYA JOR VE HAMZALAR KÖYÜ’NE 300 MİLYAR YATTIRIM YAPTIK”

Noterde köylü ile belediye arasında bir taahhütname imzaladık. Dedik ki; şayet bu suyun ilçeye getirilmesi konusunda siz bize mani olamazsınız. Hukuk var. Fakat işimiz fazla uzamasın ve sorunlar çıkmasın diye biz sizin iki köyünüze (Hacıcergoya jor ve Hamzalar) birer taziye evi ve tuvalet yapacağız. Hatta köyünüzün alt yapısını yapacağız ve köyünüze yeni bir içme suyu getireceğiz. Bu taahhütleri noterde onaylattık. İçme suyun gelmesi için bu iki köye 300 milyara yakın yatırım yaptık. Ve bu yatırımı kendi kıt bütçemizle gerçekleştirdik. Bunu herkes biliyor.

“MÜTEAHHİT FİRMANIN SU BORULARINI, İŞ MAKİNALRINI YAKTILAR VE BUNU ÖRGÜTE MAL ETMEYE ÇALIŞTILAR”

Biz içme suyu projesine başladıktan sonra noter anlaşmamızı Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mehmet Sekmen Bey’e götürdük. Kendisine bu suyun bir kısmını siz karşılayın bir kısmını da biz karşılayıp bitirelim dedik. Muhalefet belediyesi olmamız hesabıyla bu projenin tamamı bize bırakıldı. Bize herhangi bir yardım yapılmadı. A.İ adlı şahsın tehdit ve şantajlarının sonu gelmedi. En son ben yapacağımı bilirim dedi. Birkaç gün sonra müteahhit firmanın bir kamyona yakın su borusunu ateşe vererek yaktılar. Bu yakılan boruları da hemen örgüte mal etmeye çalıştılar. Aradan birkaç gün geçti tekrar tehdit ettiler. Bu kez de müteahhit firmanın iş makinalarını yaktılar. Yakma olaylarından sonra müteahhit firma işi bıraktı.

“MÜHALEFET PARTİSİ VE PARTİZANLIK YÖNÜNDEN MAHDURİYETİMİZ HAT SAFHADADIR”

Yüklenici firmanın işi bırakmasıyla birlikte biz belediye olarak devraldık. Parayı vererek makinalar kiraladık ve kendi belediyemizin makine parkını da buraya ekleyerek su çalışmalarımızı yürütmeye devam ettik. Bu şekilde suyu ilçemize akıttık. Suyu getirdik depoya koyduk. Fakat bu kez de Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Erzurum Su Kanalizasyon İşleri (ESKİ) depo ile şebeke bağlantısını yapmamış. Onu dahi ihale etmemişler. Bana da; bir şey olmaz seneye suyu içersiniz diyorlar. Fazla değil 700 metre kadar bir alanı bağlayacaklar. Makine bizden boru onlardan o şekilde kabul ettiler. Yani kısacası muhalefet belediyesi ve partizanlık yönünden mağduriyetimiz hat safhadadır.

“ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLÇEMİZDEKİ ALT YAPIYA EL ATMADI”

İlçe belediyelerinin merkez caddeleri büyükşehir belediyesinin çalışma alanıdır. Bizim ilçemizde alt yapıya el atılmadı.  İlçemizin en son alt yapısı CHP’den belediye başkanı seçilen Abdulbaki Yazıcıoğlu döneminde yapılan alt yapıdır. Bu alt yapı da zamanla ağaç yaprakları ve benzeri şeylerle dolduğu için her gün bir yerde doluyor patlıyor ve affedersin ilçeyi bilmem ne götürüyor. Büyükşehir’e bak bu sizin görev alanınız sizin hizmet alanınız yapmak zorundasınız dedik. Kar mücadelesini dahi görevimiz olmamasına rağmen oluşturduğumuz makine parkı ile biz yürütüyoruz. Çünkü halk beni muhatap alıyor.

“BİZ HDP BELEDİYESİNE MAZOT VERMİYORUZ DEDİLER”

Büyükşehir Belediyesi’ne şu teklifte bulunduk; bu alan sizin hizmet alanınıza girmesine rağmen, biz Tekman Belediyesi’ne ait kar makinalarını sizin hizmetinize sunalım sizde bu araçların mazotlarını karşılayın ve kar temizleme çalışmalarını yürütün dedik. Biz HDP belediyesine mazot vermiyoruz şeklinde teklifimizi reddettiler. Basına bu konularda demeç verdiğimizde de suçlu biz oluyoruz.

“KARADENİZ’DE DAĞLARI DELERLER FAKAT TEKMAN İÇİN ACİL OLAN 5 KM’LİK TÜNELİ ÇOK GÖRÜRLER”

Türkiye dünyanın en uzun kara tünelini yapacak bir güçte. Karadeniz’de boncuk gibi yolları delmişler. Dağların altından yollar yapmışlar. Fakat Tekman ilçesi için acil olan 5 km uzunluğundaki tüneli çok görüyorlar. Karadeniz’i Erzurum, Tekman, Hınıs üzerinden Van’a ve Muş’a bağlayan bir güzergahtan bahsediyorum. Tekman’ın kurtuluşu bu güzergaha bağlı. İlçeleri en çok geliştiren yollardır. 5 km’lik bir yolu bize çok görüyorlar. 20 senedir dağ yolu diye bir yolla bir kepçe ve bir kamyonla işe başlayan bir firmayı trilyon sahibi yaptılar. Ve bu yol 20 senedir devam ediyor Taşkesen Köyü’ne dahi gelmiş değil.

“PALANDÖKEN YOLU KÜRT KIRAN YOLUDUR”

Palandöken yolunu ancak senenin dört ayında kullanabiliyoruz. Bu yol Haziran ve Eylül ayları arasında hizmet verebiliyor. Ekim ayında ise kelle koltukta bu yolu kullanıyoruz. Her gün bir kaza oluyor ve her gün başka bir vatandaşımız ölüyor. Ben bu yolun adına “Kürt Kıran” yolu diyorum. Yani bu yol Kürtler daha çok nasıl telef olabilir diye bu yol yapıldı. O kadar çok saçma bir yol yapılmış ki, o kadar saçma bir güzergah ki devletin 20 yıllık parası bir firmaya akıtılmış, heba edilmiş yolun kullanım sürresi ise ya dört ay ya da beş aydır. Yarın kar yağdığı gibi Tekmanlılar Erzurum’a gitmek için 180 km yol kat etmek zorunda kalacaklar. Çünkü Köprüköy üzerinden giden yolu kullanacaklar. Erzurum- Erzincan arası kadar bir mesafeden bahsediyorum.

“BİZİM ESAS EKSİĞİMİZ EĞİTİMDİR”

Bizim esas eksiğimiz eğitimdir. Eğitim çok önemlidir. Bizim suyu getirmemize engel olan Tekmanlı vatandaş eğitimli bir birey olsaydı suyun getirilmesi konusunda bize yardımcı olacaktı. Bunun Tekman halkına bir hizmet olduğunu anlayacaktı. Suyun kamu malı olduğunun farkında olmayan bir kişiden bahsediyorum.

“MEMLEKETİME KENDİMİ BORÇLU HİSSEDİYORUM”

Ben geçmişte Tekman İl Genel Meclis Üyeliği’ni de yaptım. İki fakülte bitirdim. İktisat ilmini, yönetimini ve bürokrasi ile devlet işlerini iyi biliyorum. Memleketime kendimi borçlu hissettim ve bu birikimimi onlara hizmet olarak verme gayesi ile buraya geldim. Bütün sıkıntılara rağmen de istenildiği takdirde nelerin yapılabileceğini ispat ettik. Tekman İl Genel Meclis Üyeliği yaptığım dönemde yol hususunda iki tane önerim oldu. Birisi palandöken tüneliydi diğeri ise Tekman ve Bingöl devlet yolu arasında bir bağlantı yolu kurularak Şuşar mıntıkasının rahatlatılmasıydı. Ben Belediye Başkanlığı’na geldiğimde ilk işim Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün yanına gitmek oldu. Genel müdüre bu yol mıntıkasını göstererek birlikte bu yolu değerlendirelim dedim. Müdür, bana şimdiye kadar bu öneriyi kimse bana söylemedi dedi. Çünkü 60 kilometre bir yolla buradan Karlıova’ya ulaşılıyor. Şuşar tarafındaki 30 köy bütün ulaşımını bu yol üzerinde yapıyor.

“TEKMAN’IN SAHİBİ YOK”

Tekman’ın sahibi yok. Tekman’ın siyasetiyle uğraşan Belediye Başkanı olsun, Genel Meclis Üyesi olsun, oy vermiş olduğu iktidar partileri olsun bu adamların hiçbiri Tekmanlıları ne düşünmüş ne de Tekman’a hizmet yapmış. Aras Barajı inşa edildiği taktir de bu palandöken yolunun ivedilikle yapılması, projelendirilmesi ve Tekman-Hınıs üzerinden Karadeniz ve Doğu Anadolu bağlantısının yapılması gerekir.

“TEKMAN’DA BİR KÜLTÜR EVİ BİLE YOKKEN TEKMANLI OLAN MİLLETVEKİLİ İSE ERZURUM BELEDİYE SPOR’A 500 MİLYAR BAĞIŞTA BULUNUYOR”

Tekman’ın iktidar partisinden bir milletvekili bulunuyor. Bu milletvekili Tekman’a sadece Ensar Vakfı’nın toplantıları için geliyor. Tekman’ın onca ekonomik sorunu alt yapı çalışması Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından reddedilirken, bu milletvekilimiz Tekman’a gelmiş Asım’ın neslinden bahsediyor. Bana hizmet gelmiyor sen gelmişsin Tekman’da bana Asım’ın neslinden bahsediyorsun. Nasıl bir milletvekilliği yapıyorsun ondan bahset. Tekman için ne yaptın ondan bahset. Tekman merkezde bir kültür evi bile yokken Tekmanlı milletvekilimiz Zehra Hanım Erzurumspor’a 500 milyar bağışta bulunuyor. Bu ispatlıdır. Hatta Erzurumspor ilan etti. En fazla bağışta bulunan ve birinci sırada yer alan Zehra Taşkesenlioğlu’na teşekkür etti.

“TEKMANIMIZ İÇİN KÜLTÜR EVİ, OLİMPİK HAVUZ, AİLE ÇAY BAHÇESİ, KADIN VE ERKEK SIĞINMA EVİ, KÜTÜPHANE, DÜĞÜN SALONU, MİSAFİRHANE, SİNEMA VE TİYATRO SALONU YAPTIK”

Biz ise kendi kıt bütçemizle Tekman gençliğine olimpik bir yüzme havuzu yaptık. Üstelik bu olimpik havuz ısıtmalıdır. Kışın bile hiç bir sorun yaşanmadan rahatça suya girilebilir. Kürtçe tiyatrolar getirip Tekman halkına sunmak istiyorduk. Fakat yerimiz yoktu. Şimdi ise Tekman’da bir kültür merkezi inşa ettik. Bir milletin varoluşu kültürüdür, dilidir. Bu kültür merkezinin alt katı Belediye’nin sığınma yeri olarak kullanılacak. Kadın yeri ayrı, erkek yeri ayrı olacak. Kadına haksızlık yapıldığı zaman, kocası boşadı ya da dışarıda kaldığı zaman bu sığınma evimizde kalacak. Erkek için de aynı şey geçerli. Kimi kimsesi kalmamış ve sokakta yaşayan kişiler bu evimizde barınabilecek. Üst katını düğün salonu ve aile çay bahçesi olarak inşa ettik. Ailelerin gelip oturabileceği, sohbet edebileceği bir mekandır. Katlardan bir tanesini sinema, tiyatro ve gösteri merkezi yaptık. Orta katı ise çok amaçlı kültür yeri yaptık. Bu katta kütüphane ve okuma salonları bulunuyor. Bu kültür evimizin bir diğer katını ise üç yıldızlı otel eşdeğerinde bir misafirhane inşa ettik. Misafirlerimizi burada ağırlayacağız. Bütün bunları kendi kıt kaynaklarımızla gerçekleştirdik. Bunun için İller Bankası’na 2,5 trilyonluk bir proje sunduk. Projem onaylandı. Fakat bu dönemde HDP belediyelerine yapılanlardan dolayı bizim projeler donduruldu. Halkın parsı ile yani 4 trilyona yakın bir para ile bu saydığım bütün bu etkinlikleri ihale ettik ve yaptık. 15 gün sonra da hizmete alacağız. Sadece iç dizaynı eksik kalıyor. 2017’ye girmeden bu hizmetleri halkımızın hizmetine sunmuş olacağız.

“KÜTÜPHANEYE ANAKARA’DA IŞİD TARAFINDAN KATLEDİLEN ÜMİT SEYLAN’IN İSMİNİ VERECEĞİZ”

Kütüphanemizin ismini Ankara’da IŞİD tarafından katledilen Ümit Seylan’ın ismini vereceğiz. Ümit Seylan’ın abisi bize bu öneri ile geldi bizde kabul ettik. Kütüphanenin kitaplarını da Ümit Seylan’ın abisi Bülent Seylan karşılayacak. Açılışa ‘da kendisini davet edeceğiz. Tekman’a getirilip saatlerce ayakta bekletilen kadınlarımız için bir Kadın Çay Evi’ni kurduk. Tekman gibi soğuk bir memlekette kadınlar sıcacık bir yerde bekleyip çayını içebiliyor. Ölülerimizin naklini, mezarların kazımı, taziye çadırını ve kefenlerini belediye olarak karşılıyoruz. Böyle bir sistem geliştirdik.

(Tekman GÜNDEM / Kadir GÜRHAN)


Yorum Gönder