Geleceğe Umutla Bakmak

Geleceğe Umutla Bakmak

Ali Rıza FIRAT

14 Haziran 2015, 13:19
 Genel seçimler öncesi ve sonrası yaşananlar; Kürtler açısında oldukça başarılı ve sevindirici sonuçalar ile bizleri yeni umutlara taşıdı. Hükümetin kurulması ise bir takım medya organları ve sosyal medya yorumcularının gündeminde ve tartışmalar ise hareretli bir şekilde devam ediyor. AKP - MHP , AKP - HDP , CHP - MHP ve dışardan destekli HDP ve en son AKP - CHP koalisyonları bile konuşuldu kulislerde. Neyse ki gündem henüz netleşmedi ve bu koalisyon meselesinden, maç sonrası yorumcular misali, tartışma programlarına ve sosyal medya yorumcularına daha çok ekmek çıkacak gibi duruyor.

Kürdistan gündeminde ise durum daha gerçekçi ve hayati önem arz ediyor. Sancılı bir süreç ile beraber gelişen sevindirici haberler, yitirdiklerimizin üzüntüsüne bir nebze olsun derman olsada herkesin bildiği gibi DAİŞ ve onun uzantısı olan bir takım çete ve partiler, Kürtlerin yaşam alanlarını dört bir taraftan sarmış durumda. Kobani zaferinden sonra gelişen moral ve motivasyon ile barajın aşılması ve ardından Gre Spi ( Tel Ebyad ) ' nin özgürleşmesiyle; Kürtler açısından çok sevindirici olan bugünler, herkeste aynı umudu yeşertiyor. Ancak bu güzel tabloda bile soru işaretleri ve flu olan bazı şeyler haliyle can sıkıyor.

Türkiye'de herkeste derin yaralar açan; domuz bağı cinayetleri , kaçırılan veya öldürülen iş adamları , PKK sempatizanlarını ve üyelerinin infazına kadar ve hatta Gaffar Okan cinayeti'nin infazcılarından olan Hizbullah hareketi; 2000'li yıllar da derin devletin Hüseyin Velioğlu ve arkadaşlarını Beykoz villalarında infazıyla başlayan ve tüm suç ortaklarını birer birer yok etmesiyle tasviye edilip son bulduğunu düşündüğümüz bu yapı, bugün karşımıza daha farklı ve daha organizeli bir halde çıkıyor. Bölgede, Kürt halkının büyük bir nefretini kazanan Hizbullah, bugün başka bir örgütlenme şekli ile yani legal ve siyasi olarak podyumda. Son genel seçimlerde siyasal tabanının lanse edildiği kadar olmadığı anlaşılan Hizbi hareket, tahminimce uyuyan hücrelerin uyandırılması ile daha öncede denenen şehirlerdeki silahlanmaya yavaş yavaş geçiş yapmak üzere. Van, Bingöl , Urfa , Diyarbakır ve Antep gibi azda olsa toplumsal karşılık gören yerleşim bölgelerinde sivil silahlanma ile bir nevi öz savunma gücü adı altında hedef gözeterek infazlar ve sıcak temaslarda bulunuluyor. Bu eylemlerde seyirci kalma talimatı alan güvenlik güçleri ise hem özgüvenlerini arttırıyor hemde kararsız olan kişilere bir nevi yol gösteriyor. Bir hat üzerinde Daiş ile sıcak savaş veren, Kürt kuvvetleri ve halkı, diğer bir hat içinde ise siyasi yapılanmalar ve çeteciklerle soğuk savaş ile mücadele vermekte. Sivil silahlanmanın arttığı ve bombalı eylem denemeleri ile bir nevi iç savaşın provasını yapan derin destekli çeteler, taraftar toplamak için ise hem yandaş medya kuruluşları vasıtası ile hemde sosyal medya organlarını kullanarak özellikle muhafazakar kürtleri hedef kitle olarak belirlemiş durumda. Hüdapar'ın; Hizbullah'ın siyasal kanadı ithamından hiç rahatsızlık duymamaları ve zaman zaman bu konularda ne kadar açık beyanatlarda bulunduklarını sanal ortamda yapacağınız kısa bir araştırma ile sizde şahit olabilirsiniz. Daiş hakkında çok yuvarlak bir kınama yapan bu kesimler, din kisvesi altında farklı bir metod ile karşımıza çıkıyor.

Coğrafi olarak 7'den 70'e herkesin siyasi bir fikri ve duruşu olduğunu düşündüğüm Kürdistan'da, bu tarz yapılanmaların tek sığınabilecekleri liman İslam olacaktır. Çünkü Kürdistan'ın İslami tarikatları, şeyhleri ve sözde ilim erbabları derin ilişkiler ile iç içe bir hayat sürmekteler. Menzil tarikatından tutunda, Norşin , Hizan'a kadar irili ufaklı tarikatlar ve onların şeyhleri, halkı bilinçlendirmek yerine, hurafe ve sözde mucizeleri ile İslamiyeti bir afyon gibi menfaatleri için kullanmaktalar. İran ve arap ülkelerinde ise bu birliktelikler daha açık görülmektedir. Gerçekten bilinçlendirme yapmak isteyen ilmi kişi ve yapılar ise yasak ve tecrit ile derin ilişkilerin kıskacına alınmış ve bir şekilde etkisizleştirilmiştir. Bu yüzdendir ki Daiş ve Hizbullah gibi çetelere giren muhafazakar ama eksik bilgili genç ve yaşlıları, elimizden geldiğince doğru bir şekilde yönlendirmemiz gerekmektedir. Yaftalamak yerine, onları doğruyu sorgulayabilecekleri tarikat ve melelere yönlendirmek en doğru şeydir diye düşünüyorum. Bu bağlamda DİK ( Demokratik İslam Kongresi ) üyelerine ciddi sorumluluklar düşüyor ve bu bilinçlendirme hareketini genişletip, daha hızlı ve kararlı bir tutum sergilemeleri gerekmektedir. Genç nesillerin din kisvesi altında hem dünyalarından hemde ahiretlerinden yoksun kalmalarına seyirci kalmamalayız.

Sonuç olarak, Kürtler yüzde 90'ı  muhafazakar bir toplumdur. Bugün her ne kadar bulundukları coğrafyada sözde İslami ülkeler olan Arap, Fars ve Türkiye tarafından zulm görselerde, gerçek İslamiyet Kürtlerinde içinde olduğu ve özgürce yaşabildiği bir yaşam biçimidir. Hayatımızın her alanına nufus eden inanç ve milli duygularımız, ancak bir bütün olarak ele aldığımız zaman bizleri başarıya götürecektir. Salt milliyet yada salt dini olgularla değil, hem mazlum bir halk olmamız hasebiyle milli, hemde yaratılışımızın gereği dini bir bütünlükle kurulacak bir Kürdistan ile herkesin umutlarını tazelemesi gerekmektedir.

********************************************************************************************************************************

Kısa bir izlenimimi paylaşayım sizlerle;

Bir haftadır seyahat halindeyim ve havalimanlarında çok sayıda uzun şalavarlı , sakallı kişiler gördüm.

İçimden istemsizce;

"İnşallah giyim tarzları ve sakalları şeytani değildir"  diye geçirdim.

Sonra düşündümde ; İşte DAİŞ'in müslümanlara verdiği en büyük zararlardan biride budur dedim.

Aslında belkide sünneti gerçekleştirmek isteyen mütedeyyin birine, toplumcu bir bakışın, bir nevi mahalle baskısının bizlerde yarattığı haleti ruhiyemiz. Nerdeyse müslümanlığımızdan çekinir hale geldik; ya bizi Daiş sanarlarsa, ya bizi vahşet yapan sözde müslüman ,münafıklarla karıştırırlarsa ve bunlardan dolayı gerçek müslümanlara nasıl zararlar gelebileceğini yani islamiyete yapılan hasarı idrak ettim... Rabbim yardım etsin, bu çağın iblislerinden bizi kurtarsın...


Selam ve sevgiler...


Yorum Gönder

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Ahmet Telli 2 yıl önce yorumlandı

Yazığıklarını hem burdan hemde facebooktan takip ediyorum çoğuna katılmakla berbaer bazı konularda daha tarafsız olmanızı istederdim açıkçası. seçim sürecine kadar bazı konulara değinmemek anlaşılabilir ama yapıcı eleştirlerinizi birazda kürt harekerine yapmanız gerekmektedir.

Kişi beğendi.