1 Mayıs'ta Birleşme Çağrısı

01 Mayıs 2014 Perşembe 03:30

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 1 Mayıs Dünya İşçi ve Emekçiler Bayramı vesilesiyle yayınladığı mesajda, ortak mücadele etrafında birleşmeye çağırdı.

1 Mayıs'ta Birleşme Çağrısı

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, yayınladığı yazılı mesajda 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nı kutladı. KCK mesajında başta Kürt ve Türk halkları olmak üzere Laz, Çerkez, Arap halkları ve tüm inanç topluluklarının baskıcı politikaları birlik ve ortak mücadele ruhu ile boşa çıkaracağına inandıklarını vurguladı.

KCK’nin mesajı şöyle: “128 yıl önce ABD’li yarım milyon işçi, tüm ötekileştirilenlerin eşit koşullarda demokratik birlik zemininde özgürce yaşaması talebinde bulundu. Bunun için de 1 Mayıs 1886‘da Şikago’da iş bırakıp alanlara çıkarak mücadele bayrağını yükseltti. Bu mücadeleye öncülük eden 4 işçi önderinin idam edilmelerinin anısına mücadeleyi süreklileştirmek için Sosyalist Enternasyonal 1889 yılında 1 Mayıs’ı «Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü » ilan etti. O günden bu zamana kadar bu geleneği yaşatmak için alanlara çıkan emekçiler kahramanca direndi ve çok sayıda şehit verdi. Bu şehitlerin yarattığı değerler temelinde her 1 Mayıs mücadelenin daha fazla yükseltildiği günler haline geldi. Biz de bu temelde başta Kürt, Türk, Arap, Fars, Ermeni, Rum, Yahudi ve Lazlar olmak üzere tüm bölge halklarının ve insanlığın 1 Mayıs’ını kutluyor, bu 1 Mayıs’ta ortaya çıkacak iradenin halklarımızın özgür ve demokratik yaşamını yakınlaştıracağına inanıyoruz. İnsanlığın Newroz’u anlamına da gelen 1 Mayıs geleneğini Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yaşatmanın öncülüğünü yapan Önder Apo’yu selamlıyoruz. 1 Mayıs şehitleri şahsında tüm özgürlük şehitlerini saygıyla anıyor ve anılarını mücadelemizde yaşatacağımızı belirtiyoruz.

Halkımıza ve İnsanlığa

Tarih boyunca egemenler, hakimiyetlerini sürdürmek için kardeşlik içinde yaşayan halkları birbirine düşürerek,  eşit ve özgür ortamda demokratik ilişkiler temelinde yaşayan insanları sınıflara bölerek, kadın üzerinde cinsiyetçi egemenlik kurarak, insanlığına sahip çıkanları ötekileştirerek egemenliklerini kalıcılaştırmak istemişlerdir. Ama insanlık tüm parçalanmışlığına ve acımasız baskılara rağmen özgürlüğünü halkların birlik ve ortak mücadelesi ile gerçekleştirmeye yönelmiştir. Ortadoğu’da Newroz geleneğinde olduğu gibi kavimler arası ortak mücadele ile Asur egemenliğinin  yıkılması gerçekleşmiştir. Sınıflaşmamış, devletleşmemiş halklar da imparatorluklara ve zalim krallara karşı sürekli mücadele içinde olmuştur. İnsanlık,  inançlarında ve peygamberlik geleneğinde bu direnişçi karakterini yaşatarak halkların birliği ve özgürlüğü için mücadele yürütmüştür.  Bu mücadele geleneği daha sonra sınıf ve ulusal özgürlük mücadeleleri biçiminde somutlaşmıştır.  Yani insanlık tarih boyunca baskıya-zulme- sömürüye karşı hep birlikte ve farklı yöntemlerle mücadele etmiştir.  Egemenler de insanlığın bu birlik arayışından korktuğu için ya bu arayışı kontrolüne alarak ya da kanla bastırmıştır. Bugüne kadar süren 1 Mayıs direnişçi geleneği de, bu tarihten aldığı güçle mücadeleyi her yıl daha da güçlendirerek bu günlere taşımıştır.

Yiğit Türkiye Halkları

Yakın tarihimiz başta Kürtler olmak üzere ötekileştirilenlerin inkar ve imhasına karşı da direniş gösterilen bir kahramanlık tarihi olmuştur. Her ne kadar bu tarih içinde birbirine karşı kullanılmak istenmiş olsa da başta Kürtler ve Türkler olmak üzere tüm farklılıklar egemenlerin bu oyununa gelmemiş aksine birlik içinde ortak mücadele ekseninde özgürlüğünü aramıştır. Bu ortak mücadele arayışı Mustafa Suphilerden bu yana devlet tarafından komplo ve katliamlarla bastırılmak istenmişse de durdurulamamıştır. Bunlardan yılmayan halklarımızın birlikte mücadele ruhu 1977 1 Mayıs’ında da Taksim’de kanla boğulmak istenmiştir.  Maraş, Sivas katliamları, faşist darbeler, faili meçhuller ve en son da Roboski Katliamı bu birlik ve mücadele ruhuna bir saldırı olarak gelişmiştir. Ve bunların hepsi, kendilerini farklı tanımlayan iktidarlar döneminde yaşanmıştır. Hükümetler değişse de devlet faşist, otoriter, inkarcı özünü halen korumaktadır.  1 Mayıs kutlamaları bu zihniyetle AKP tarafından da yasaklanmak istenmektedir. İnanıyoruz ki başta Kürt ve Türk halkları olmak üzere Laz, Çerkez, Arap halkları ve tüm inanç toplulukları bu baskıcı politikaları birlik ve ortak mücadele ruhu ile boşa çıkaracaktır.

Türk devleti ne yaparsa yapsın halklarımızın ortak mücadelesini durduramayacak, özgürlük umudunu söndüremeyecektir. Başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm ezilen topluluklar, halklar ve emekçiler, sadece bir günü kutlamak için değil, özgürlüğü gerçekleştirmek için alanlara akmalıdır. Demokratik Türkiye ve Özgür Kürdistanı gerçekleştirecek  halkların birliği ve ortak mücadelesi 1 Mayıs alanlarında somut olarak ortaya konmalıdır. Gezi direnişinde olduğu gibi «Her Yer Taksim » sloganı etrafında Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasını boydan boya Taksim haline getirmelidir. Ancak bu şekilde 1977’de katledilen 34 emekçi ve aydına, Deniz Gezmişlere, Haki Karerlere, Halil Çavgunlara,  Ferhat Kurtaylara, İbrahim Kaypakkayalara, İbrahim Bilginlere, Mehmet Karasungurlara ve Mayıs şehitlerine layık olabiliriz.

Bu yılki 1 Mayıs tarihten günümüze kurulan ortak mücadele ruhunun eyleme dönüşmesi, şehitlerimizin özlemlerinin gerçekleştirilme sözünün verildiği ve zaferinin kazanıldığı gün olmalıdır. Ortak değerlerimizin yaratıcısı şehitlerimize ancak böyle layık olabiliriz. Özgürlüğün yolu da şehitlerimizin anısına sahip çıkmaktan ve insanlık değerlerini korumaktan geçer.

Bu temelde bir kez daha halkımızın, bölge halklarının ve insanlığın 1 Mayıs’ını kutluyor ve ortak mücadele etrafında birleşmeye çağırıyoruz.

Yorum Gönder