Barolar Birliği'nden 'KCK' tepkisi

24 Kasım 2011 Perşembe 22:35

Türkiye Barolar Birliği (TBB): 50'ye yakın avukatın gözaltına alınmasının, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümlerine açıkça aykırı olduğunu belirtti.

Barolar Birliği'nden 'KCK' tepkisi

Türkiye Barolar Birliği (TBB), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 250. madde ile görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nden alınan karar uyarınca değişik Barolara mensup 50'ye yakın avukatın bürolarının aranması ve avukatların eş zamanlı gözaltına alınmasının, hukuka, avukatlık mesleğine, avukatlık mesleğinin bağımsızlığına aykırı olduğu kadar, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümlerine ve Avukatlık Kanunu hükümlerine açıkça aykırı olduğunu belirtti. 

TBB Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, Avukatlık Kanunu'na göre avukatların yazıhaneleri ve konutlarının ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve Baro temsilcisinin katılımıyla aranabileceğinin hükme bağlandığı ifade edildi. 

Açıklamada, ulusal düzeydeki bu normatif düzenlemelerin esas amacının, eşitlik ilkesinin ihlal edilmesi değil, savunma mesleğinin temsilcisi konumunda olan avukatların, silahların eşitliği ilkesi gereğince ceza muhakemesinin diğer süjeleri olan savcılar ve hakimlerle eşit düzeye getirilmesi olduğu vurgulandı. 

Avrupa Birliği'nin avukatın bağımsızlığını düzenleyen ilgili müktesebatında da avukatlık mesleğinin ve avukat bürolarının devlet aygıtının her türlü müdahalesine karşı korunmasının çeşitli direktiflerle şart koşulduğuna işaret edilen açıklamada, ''Avrupa Birliği Barolar Konseyi Meslek Kuralları ile Avrupa Birliği Bakanlar Komitesi'nin Avukatların Özgürlüğü Metni, Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilen ve Havana Kuralları olarak da bilinen Avukatların İşlevlerine İlişkin Temel İlkeler çerçevesinde; hukuka saygı ilkesi üzerine kurulmuş bir toplumda önemli bir role sahip olan avukatın görevi, yasanın çizdiği sınırlar içinde sadece vekalet görevini özenle yerine getirmekle sınırlı olmayıp, hem adalete ve hem de hak ve özgürlüklerini savunmakla yükümlü olduğu yargılamaya tabi kişiler için vazgeçilmez değerdedir'' denildi. 

Hukukun evrensel ilkesi olan savunmanın vazgeçilmezliğinin hayata geçirilebilmesi için, Türkiye'nin de taraf olduğu Havana Kuralları'na göre, hükümetlerin avukatların hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz müdahaleyle karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini, kabul görmüş meslek ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulundukları için kovuşturma veya idari, ekonomik veya başka bir yaptırımla sıkıntı çekmemelerini, baskı ve tehditle karşılaşmamalarını sağlamakla yükümlü oldukları ifade edilen açıklamada, yine Havana Kuralları'na göre, hükümetlerin avukatlar ile müvekkilleri arasında mesleki ilişkiler kapsamındaki bütün haberleşme ve görüşmelerin gizli olduğunu kabul etmesi ve buna saygı göstermesi gerektiği vurgulandı. 

Açıklamada, şöyle denildi: 

''Gerek ulusal hukukumuzda, gerekse taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde yer alan bu düzenlemeler karşısında, CMK'nın 250. maddesi ile görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nden alınan karar uyarınca değişik Barolara mensup 50'ye yakın avukat meslektaşımızın bürolarının aranmış ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmış olması hukuka, avukatlık mesleğine, avukatlık mesleğinin bağımsızlığına aykırı olduğu kadar, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümlerine ve Avukatlık Kanunu hükümlerine açıkça aykırıdır. Bu çerçevede, Avukatlık Kanunu'nun Birliğimize verdiği 'Baro mensuplarının genel menfaatlerini, bu bağlamda hak ve özgürlüklerini, mesleki onurlarını gereğince koruma' görevi hükmünce bu hususları kamuoyunun değerli bilgilerine sunar, sürecin takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.''

(ajanslar)

Yorum Gönder