Bilgen: İrlanda Gezisi Çözüm için çok faydalı

08 Aralık 2011 Perşembe 13:49

Demokratik Gelişim Enstitüsünün organize ettiği İrlanda gezisine katılan insan hakları aktivisti ve yazar Ayhan Bilgen, Dicle Haber Ajans'ına verdiği demeçte; ziyaretin kendileri açısından oldukça öğretici olduğunu ve önemli deneyimlerle geri döndüklerini belirtti.

Bilgen: İrlanda Gezisi Çözüm için çok faydalı

ANKARA – Bilgen, “Ama bu heyetin kalıcı olup olmayacağı ve çözümde bir rol oynayıp oynamayacağı önemlidir. Heyetin kendiliğinden kamuoyuna aydınlatma görevi vardır, ama arabulucu olması tarafların oluru ve isteğine bağlıdır” dedi.

Kürt sorununda çözüm arayışları çerçevesinde benzer sorunları yaşayan ve nispeten çözen ülke deneyimlerini araştırmak için Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün İngiltere’nin ardından İrlanda’ya yaptığı ziyaretin yankıları sürüyor. İrlanda ziyaretinden dönen heyette yer alan akademisyen ve yazarlar deneyimlerini DİHA ile paylaştı. Konuya ilişkin değerlendirme yapan yazar ve barış aktivisti Ayhan Bilgen, gezilerinin amacını, “Dünya deneyimlerinden faydalanmayı ve benzer sorunları yaşayan ülkelerin sorunlarının nasıl çözüldüğüne dair bir algının, yaklaşımın Türkiye içinde gelişmesi” sözleriyle değerlendirdi. Bu amaçla sorunun doğrudan muhatabı olan siyasi aktörler yani parlamenterler ve kamuoyu oluşturabilecek olan gazeteciler ile akademisyenlerin ziyarette yer aldığını belirten Bilgen, “Bu süreçte bu çalışma grubunun bir inisiyatife dönüşüp dönüşmeyeceği herhalde biraz zaman alacak. Asıl belirleyici olan şey budur. Yani inisiyatifin kalıcılaşması katılan bireylerin tek tek sorumluluk duygularıyla ilişkili olduğu gibi özellikle milletvekilleri açısından kendi partilerini bu sürece katmalarıyla da ilgilidir” dedi.

‘Teröristle görüşülmez klişelerini aşan durumları gördüler’

Çalışmanın önemine de değinen Bilgen, önceki geziye göre heyette bulunanların daha rahat hareket ettiklerinin altını çizdi. Bilgen, görsel deneyimin önemine de işaret ederek, “Yani kitaplardan okunabilir bu süreç, ama bizzat aktörlerden onların duygu dünyalarını his ederek, muhatabıyla konuşarak diyalog yoluna girdiğinde işte siyaseten ödeyeceği bedeli kendi seçmeninden göreceği tepkiyi, yani çatışmalı süreç devam ederken, mesela görüşmelerde İrlandalı siyasetçiler gibi siyasetçilerin yaşadığı sıkıntıların, İRA temsilcilerinin kendi içlerinde yaşadıkları ikilemleri ve kendi tabanlarından aldıkları tepkiyi… Bütün bunları bizatihi aktörleriyle dinleyerek anlamak daha insanidir ve daha fazla etki yapıyor” değerlendirmesini yaptı. Bilgen, giden siyasetçiler açısından gezinin daha da önemli olduğuna vurgu yaparak, “Bu sorunun sadece Türkiye tarafından yaşanmadığını ve benzer deneyimlerin olduğuna tanık oluyorlar” diye konuştu. Bilgen, barış süreçlerinin zorluğuna da tanıklık ettiklerine işaret ederek, “İşte bugün burada tanık olduğumuz ‘teröristle görüşülür mü’ klişesi orada da geçerli olmuş ve o sloganları çok aşan onları anlamsızlaştıran girişimler olmuş. Hatta her türlü görüşle en uçtan yaklaşımla bir araya gelmişler. Hatta girişimleri sabote edecek bir takım gelişmelere siyasi kararlılıkla, ancak çözümün sonucu ortaya çıkarttığını bizatihi tanık olduk” diye belirtti.

‘En uçlar bile bu arayışta yer almalıdır’

Heyetin bundan sonraki çalışmalarına da değinen Bilgen, şunları aktardı: “Şu doğru değil, işte böyle pozisyon tarif edip sanki böyle bir arabulucu heyet oluştu… Bu tabii ki tarafların rızasıyla oluşabilecek şeylerdir. Bu heyetin sorumluluk üstlenmesi çok önemlidir, sonuçta bu arayışların toplumsallaşması açısından heyet kendiliğinde de sorumluluk alabilir, ama bunun ötesinde bir arabuluculuk üstlenmek ancak tarafların onayı ile kabulü ile olabilir. Heyetin çoğulcu olması bu açıdan önemlidir. Değişik eğilim gösteren siyasi partilerin olması önemlidir. Ben kişisel olarak bu heyette MHP’nin de yer alması gerektiğini ve ön yargı ile katılmamışlarsa onlar açısından katkı yapacağını düşünüyorum. İrlanda da örneğin İngiltere ile birleşme yanlısı olan en uçlar bile Sinn Fein ile aynı masaya oturdular. Çalışmayı sabote etmediği müddetçe bunların katılımını başaramadığımız sürece, bu işi tam olarak sonuca götürmek zor olur.”

‘Toplumsal olarak biz, siyasal olarak İrlanda daha şanslı’

İrlanda örneğini araştırırken sorunun tam olarak çözülmemiş olduğunu da gördüklerini dile getiren Bilgen, şu açıklamayı yaptı: “Sürecin tamamlanmadığı orada sorunun bitmediğini görüyorsunuz. Haklarla ilgili adım atılmamışsa sorun henüz bitmiş değil. Ateşkesin çözüm demek olmadığını görüyorsunuz. Haklarla ilgili yetki devri tartışması henüz bitmiş değil. Yani 90’lı yıllarda hayırlı Cuma Anlaşması’ndan bahsediyorsunuz, ama 2010’da sorunun halen devam ettiğini görüyorsunuz. Devam eden bir toplumsal talep var.” İrlanda ile Türkiye’yi de kıyaslayan ve “Toplumsal dinamikler açısından Türkiye İrlanda’dan çok daha şanslı” tespitinde bulunan Bilgen, orada kiliselerin ayrı olduğunu gettoların oluştuğunu ve dolayısıyla toplumun yüzyıllara dayanan bir ayrışma yaşadığına dikkat çekti. Bilgen, “Ama burada bir toplumsal kaynaşma var. Siyasi aktörlerin sorumluluk alması açısından da biz daha şansızız gibi. İrlanda başbakanı örneğin çok kararlı davranmış. Partisinden gelen tepkilere rağmen vazgeçmemiş, sorumluluk üstlenmiş ve oldukça cesaretli hareket etmiş. Bu da topluma rağmen ısrarlı barış çabalarını gösteriyor. Biz de tam tersi bir durum var, toplumda bir barış beklentisi olmasına rağmen burada siyasi hesap ön plana çıkıyor” dedi. Geziye katılan aktörlerin de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi halinde Türkiye’de Kürt sorununun çözümüne önemli katkılar sunabileceklerini dile getiren Bilgen, özellikle giden parti heyetlerinin izlenimlerini kendi partileri ve tabanlarıyla paylaşmalarını istedi.

Yorum Gönder