Çarkın, Mezarı Gösterecek

21 Aralık 2011 Çarşamba 11:56

Taraf’a yaptığı açıklamalar üzerine ifadesi alınan Çarkın, savcıya Tarık Ümit’in mezarını gösterecek.

Çarkın, Mezarı Gösterecek

Eski özel harekât polisi Ayhan Çarkın, Taraf ’a yaptığı önemli açıklamaların ardından dün faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi. 2 Mart 1995’te kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan MİT muhbiri Tarık Ümit’in öldürüldüğünü tekrarlayan Çarkın, dört ay önce İstanbul Özel Yetkili Savcı Hakan Karaali’ye verdiği ifadede cesedin gömüldüğü yerin krokisini verdiğini söyledi. Çarkın, adliyeden ayrılırken “Karanlıklar aydınlanacak” dedi.

Faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturmada yedi eski özel harekat polisinin tahliye edilmesinin ardından Taraf ’a gündemi sarsacak iddialarda bulunan Ayhan Çarkın, dün Ankara Adliyesi’ne gelerek Özel Yetkili Savcı Hakan Yüksel’e ek ifade verdi.

Krokiyi savcıya vermiştim

İfade işlemi üç sayfa süren Çarkın, kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan MİT muhbiri Tarık Ümit olayıyla ilgili şunları söyledi: “Taraf gazetesinde yer alan röportajım tamamen doğrudur. Taraf gazetesi gerçekleri yazar. Gazetedeki ifademde olduğu gibi ben Tarık Ümit’in gömüldüğü yeri biliyorum. Ümit’i infaz edildikten sonra köy yolunda bir çukura üzerinde kıyafetleriyle birlikte attık. Bu konuda İstanbul’da verdiğim ifademde savcıya yer gösterme yapabileceğimi söylemiştim. Hatta Ümit’in atıldığı çukurun krokisini çizip verdim. Bugüne kadar neden gidip bakılmadı anlamadım. Eğer oraya beni gösterirseniz oradaki kemiklere DNA yapılır durum ortaya çıkar.”

Ömer Lütfü Topal cinayeti

28 Temmuz 1996’da İstanbul’da kaçırılıp öldürülen Kumarhaneler Kralı Ömer Lütfü Topal cinayeti ile ilgili daha önce Taraf’a “Topal cinayetinin perde arkasını en iyi bilen isim Mesut Yılmaz’dır. Yılmaz’da cinayetine ilişkin tüm belgeler var. Söz konusu dokümanların bir kısmı Uğur Dündar’da da var. Topal cinayetiyle ilgili asayiş polisleri tarafından alınmış kamera kayıtları var. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu da cinayete ilişkin tüm detayları biliyor” diyen Çarkın, dün de savcıya şunları anlattı: “Ömer Lütfü Topal cinayeti, kumarhanelerde söz sahibi olabilmek için işlendi. Kumarhanelerde o dönemde büyük rant dönüyordu.”

Efeoğlu domuz bağıyla öldürüldü

Çarkın üniversite öğrencisi Ayhan Efeoğlu ile ilgili de şunları söyledi: “Cumartesi Anneleri 16 yıl önce kaybolan çocuklarını arıyor. Ölüsünü veya dirisini görmek istiyorlar. Bunlardan Ayhan Efeoğlu’nu bizzat ellerimle gömdüm. Bana şu bombayı imha et diye paket verdiler. Götürdüm içerisinden insan çıktı. Bu şahsın Ayhan Efeoğlu olduğunu öğrendim. Domuzbağı ile bağlanmış bir vaziyetteydi. Onun cesedinin bulunduğu yeri de gösterebilirim.”

Yaman ve Gül infazları

Çarkın, Savcı Hakan Yüksel’e 5 Mayıs 1992 yılında gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan üniversite öğrencileri Hüsamettin Yaman ve Mehmet Soner Gül’ün infaz edildiğini söyledi. Çarkın, Yaman ve Gül’ün infazından özel harekat polislerini sorumlu tutarken, bu iki infazdan MİT’in haberdar olduğunu öne sürdü. Çarkın, Dev-Sol lideri Dursun Karataş’ın öldürülmesiyle ilgili de bilgi verdi. Çarkın, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilgili bildiklerini anlatırken ise şunları söyledi: “Bizim Yeşil ile hiç bir işimiz olmadı. Ancak Yeşil’in çok güçlü olduğunu biliyorum. Yeşil ve ekibi bizden ayrı hareket ediyordu. Bizim ekip onların yanında bir hiçtir. Yeşil’in vurduğu vurduk kırdığı kırdık... Biz bu cinayetleri ve infazları devlet için yaptığımızı düşünüyorduk. Ancak daha sonra devlet için yapmadığımızı birilerinin çıkar ve menfaatleri için yaptığımız öğrendik. Vicdanım sızlıyor. Diğer arkadaşlarımın da konuşması lazım. Vicdanı olan herkesin bu olayları aydınlatması lazım.”

Karanlıklar aydınlanacak

Çarkın, savcılık ifadesinden önce koridorda gazetecilerin “Arkadaşlarınız tahliye edildi ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “Ben adalete karışmam. Ancak üzerime düşeni yaparım” yanıtını verdi. Bir başka gazetecinin “Büyük başlarda bu soruşturmaya dahil olacak mı?” sorusuna “inşallah” yanıtını verdi. Çarkın, “Tehdit alıyor musunuz?” sorusana “Beni kimse tehdit etmedi” derken, adliyeden ayrılırken “Karanlıklar aydınlanacak” diye slogan attı. Çarkın’ın avukatı Gülay Koçyiğit, çıkışta yaptığı açıklamada ‘’Müvekkilim, eski beyanlarını tekrar ettiğini ve bir gazeteye yaptığı açıklamaların arkasında olduğunu söyledi” dedi.

Mezarların yerini gösterecek

Savcılık, Ayhan Çarkın’ın anlatımları üzerine Tarık Ümit’in cesedinin atıldığı çukuru göstermesi için Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvururken, delillerin karartılmaması için söz konusu bölgeye uzman bir heyetin gönderilmesini kararlaştırdı. Mahkemeden karar çıkması durumunda Ayhan Çarkın’ın bugün İstanbul’a gönderilmesi bekleniyor.

Hepsi Birer Baron oldular

Susurluk hükümlüsü eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın, cinayet şebekesinin faaliyetlerini deşifre ederken, bir dönem devletin tepesinde yer alan bazı isimleri ağır sözlerle suçladı. Ankara Özel Yetkili Savcı Hakan Yüksel’in odasında 1 saat 40 dakika kalan Çarkın, 90’lı yıllarda PKK ile mücadele adı altında yapılan infazların amacını şöyle anlattı: “Orada PKK’lılara yönelik, terörle mücadele adı altında infazlar, operasyonlar yapıldı. Amaç, doğuda uyuşturucu ticareti yaparak, büyük paralar kazanan Kürt baronları infaz edip, yerine geçmekti. Bu infazlarla bunu başardılar. Yapılan infazlarla kendileri baron oldular.”

Özgür Ülke ile start aldı

Devlet içerisindeki oluşumun ortaya çıkışının Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasıyla start aldığını söyleyen Çarkın, Susurluk’la ilgili “Susurluk soruşturmasını araştıran hâkim Akman Akyürek bana göre infaz edildi. Susurluk o gün, bugündür çözülmedi” dedi.

Ayhan Çarkın, devlet içindeki oluşumun liderleri olarak bazı önemli isimleri suçladı. İşte o isimler ve haklarındaki suçlamalar.

Oluşumun elebaşları

Mehmet Ağar: Bu işleri devlet bekası için yapılan işler olarak açıklıyor. Yalan söylüyor. Bu işlerin içerisinde elebaşlarından biridir.

Mehmet Eymür: Savcıya bir takım bilgiler vermiş ancak onlar bilinen şeyler. Doğru dürüst bir şey anlatmamış. Kendisi bu işlerin içerisinde, merkezinde, her şeyden haberdar olan biridir. Doğruları anlatmamış. Oda bu yapılanmada yer alıyor.

Özer Çiller: Tansu Çiller’in kocası Özer Çiller, 16 yıl önce oluşan ortamı kullanmıştır. Özer Çiller, bu ekibin başındaki Ağar ve diğer isimlerle işbirlikçi götürücüdür.

Hanefi Avcı: Susurluk Komisyonu’nda bazı bilgiler vermiş. Ancak Avcı da bu ekipteki diğer isimler kadar suçludur. Olan bitenden tamamen haberdardır.

İbrahim Şahin: Benim de içerisinde yer aldığım özel harekatçıları yöneten, bu infazların emrini ileten ve ekibi organize eden isimdir.
(Taraf)

Yorum Gönder