CHP: Türklük yerine yurttaşlık gelsin

15 Ekim 2011 Cumartesi 01:55

CHP’nin, yeni anayasa için hazırladığı taslak umut verdi. Batum: 66. maddedeki Türklük yerine yurttaşlık tanımı gelebilir. Anadil devlet okullarında öğretilsin...

CHP: Türklük yerine yurttaşlık gelsin

Yeni anayasa tartışmaları sürerken CHP, hukukçu kurmaylarına bir anayasa taslağı hazırlattı.

Taslakta, Anayasa’nın 66. maddesinde yer alan “Türklük” ifadesinin yerine “Yurttaşlık” öneriliyor. Taslakta, “Devlet okullarında anadilin öğrenilmesi imkânı tanınmalı” deniliyor.

CHP, hazırlanacak yeni anayasada yer alması ve değişmemesi yönünde bazı temel ilkeleri ortaya koydu. CHP’nin hukukçu kurmayları tarafından hazırlanan anayasa taslağında, anadilde öğrenimden, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin kaldırılmasına kadar pek çok konuda yeni adımlar yer almasını istiyor. Taslakta, Anayasa’nın 66. maddesinde yer alan “Türklük” ifadesinin yerine “Yurttaşlık” ifadesi yer alması önerisi de var. CHP’nin bir diğer komisyon üyesi Rıza Türmen ise “Kırmızı çizgi diye bir şey olmaz. Ön koşulsuz masaya oturmak gerekir” dedi.

CHP tarafından anayasa hazırlık komisyonuna ismi bildirilen üç isimden biri olan Süheyl Batum, yeni anayasa yapımı konusunda en büyük sıkıntının bölünmüş yapı olduğunu belirterek, “Birbirine güvenmeyen katmanlar var. İşçi işverene güvenmez, sağcı solcuya güvenmez, biz AKP’ye AKP bize güvenmez. Tüm bunlara rağmen sürece güvenirsek bu iş bir yılda biter” dedi.

Batum, şunları söyledi: “Anayasa’nın başlangıç bölümü metninin kısaltılarak, Cumhuriyetin niteliklerinin anlamını pekiştirme ve netleştirme yoluna gidilmelidir. Yeni yazılacak olan başlangıç metninde ‘toplumsal ve siyasi şiddeti önleme, barış içinde bir arada yaşama, toplumsal cinsiyet eşitliği, bölgelerarası eşitsizliği de giderecek adil toplumsal kalkınma, tarihsel ve kültürel varlıkların korunması ve sürdürülebilir çevre’ gibi temel kavramlar da bulunmalı.” Batum, CHP’nin bu konudaki temel görüşleri hakkında şunları kaydetti: “Anayasa’nın başlangıç ilkeleri korunmalı. Cumhuriyetin nitelikleri öz bakımından laik, demokratik, sosyal, insan haklarına dayanan bir hukuk devleti olarak korunmalı ve pekiştirilmelidir. ‘Türklük’ ibaresi çıkarılacak yerine getirilecek olan ‘Yurttaşlık’ ifadesi ırk, etnik köken veya dine dayanmayan hukuksal bir bağ olduğunu içermeli. Laiklik ilkesinin pekişmesi için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu olmaktan çıkarılmalı. Kadın-erkek eşitliği konusunda eşit temsil ilkesi anayasaya girmeli. Değişik din ve mezheplere mensup yurttaşların tüm hakları güvence altına alınmalı.

Okullarda anadilde öğrenim

Türkçe resmi dil olarak korunmalı ancak devlet okullarında anadilin öğrenilmesi imkânı tanınmalı. Seçim barajı yüzde 5’e çekilmeli. Siyasi partilere devlet yardımı adil bir şekilde düzenlenmelidir. YÖK kaldırılmalı. Milli Güvenlik Kurulu anayasal kurum olmaktan çıkarılmalı. Başkanlık sistemi olmamalı, parlamenter sistem güçlendirilmeli. Merkezi idare ile yerel yönetimlerin yetki ve ilişkileri yeniden düzenleyen ‘Yerel Yönetim Reformu’ yapılmalı, bu tek bir bölgeye özgü değil, tüm Türkiye için planlanmalı. Üniter devlet korunarak, yerel yönetim reformunu hayata geçirilmeli. Anayasa Mahkemesi’nin yapısının değiştirilmeli, üye seçiminin yeniden düzenlenmeli. Askeri Yargıtay kaldırılmalı. Özel yetkili mahkemeler kaldırılmalı.”

Türmen, kırmızı çizgi olmaz

CHP’nin bir diğer Anayasa Komisyon üyesi komisyon üyesi Rıza Türmen ise “Yeni anayasa konusunda tüm tarafların ‘ön koşulsuz’ masaya oturması gerektiğine dikkat çekerek, “Kırmızı çizgi diye bir şey olmaz. Tüm partiler masaya ön koşulsuz oturması gerekir. Yeni anayasa yapımı sürecinde toplumun tüm kesimleri mutlaka bu sürece dâhil edilerek görüşleri alınmalı. Yeni anayasa toplumsal bir mutabakatla ortaya çıkmalı” dedi.

TARAF

Yorum Gönder