Demirtaş: Kayıtlar ve belgeler Başbakan'ın açıklamaları ile örtüşüyor!

16 Ocak 2014 Perşembe 01:39

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, katıldığı bir TV programında Paris katliamı ile ilgili sızdırılan ses kaydı ve belgelerin Başbakan Erdoğan'ın Kasım 2012'de yaptığı 'Biz o dönemde girişimde bulunduk' açıklamalarıyla örtüştüğü üzerine durdu.

Demirtaş: Kayıtlar ve belgeler Başbakan'ın açıklamaları ile örtüşüyor!
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, CNN Türk'te yayınlanan katıldığı bir TV programında AKP ve Gülen cemaati arasındaki çatışma, Paris katliamı ve katliamla ilgili ortaya çıkan ses kaydı ve MİT belgesi ve Roboski katliamına dair verilen 'takipsizlik' konuları gibi gündemin baş sıralarındaki konular hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. AKP ve Gülen cemaati arasındaki çatışmanın yaşandığı 17 Aralık operasyonunun tümüyle AKP'ye dönük operasyonlar olduğunu söylemenin imkansız olduğunu belirten Demirtaş, sızdırılan belgeler, bilgilerle birlikte iddiaların gerçek olduğuna dair toplumda ciddi bir kanaatin oluşmuş durumda olduğunu ifade etti. Bu kanaattin ortadan kalkması için adil bir soruşturma ve yargılamanın gerekli olduğunu dile getiren Demirtaş, "Bağımsız tarafsız bir yargı mekanizmasına ihtiyaç var. Bağımsız, tarafsız bir yargı mı yürütüyor diye baktığımızda o kısmında da içimiz rahat değil. Çünkü bu yargı mekanizması tam 12 yıldır AKP eliyle cemaat ortaklığıyla oluşturulmuş paralel yargı mekanizmasıdır" dedi. 
 
Demirtaş: Saf değiliz!
 
Başbakan Erdoğan'ında itiraf ettiği gibi, cemaatten talimat alan, özel yetkili mahkemelerin, şu anda görev yapan yargıç ve savcıları özel olarak AKP tarafından yetkilendirildiğine işaret eden Demirtaş, bu yargı mekanizmasının artık güvenilir olmaktan, adalet dağıtmaktan uzaklaştığını söyledi. "Dershanelerle birlikte başlayan cemaat, AKP geriliminin bir başka sahnesini izliyoruz. Ortaya dökülen bilgiler belgeler, yürütülen operasyon tek başına temiz eller operasyonudur, hırsızlığı, rüşveti ortaya çıkarmak adına yapılan operasyonlardır demek için saf olmak gerekiyor" diyen Demirtaş, BDP olarak meselenin her iki tarafını da görmek ve göstermek istediklerinin altını çizdi.
 
'Öcalan, darbe planlarına alet olmayacağını ortaya koydu'
 
Demirtaş, bu konuda kendisine yöneltilen PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın '17 Aralık operasyonlarını nasıl değerlendirdiğine' dair soruya ise, "Çözüm süreci beklemeye alındı gerileme veya ilerleme söz konusu değil. Ama seçimlerin hemen arakasından artık bu meseleleri tarafların masaya yatıracağı ciddi bir aşamaya geçilecek. Bu açıklamada kendisi, darbe anlayışını desteklemeyeceğini ve yangına körükle, benzinle gitmeyeceğini ifade ederek aslında bu süreçten bir darbe planlayan kesimlere net bir mesaj vermiş oldu. Darbe planları olanlara, PKK'nin alet olmayacağını, PKK'nin silahları yeniden devreye sokarak Türkiye'de kaosun derinleşmesine hizmet etmeyeceğini bu anlayış ile ortaya koymuş oldu" sözleriyle yanıt verdi.
 
'Paris katliamının peşini bırakmayacağız'
 
Demirtaş, Paris'teki cinayetlerle ilgili ortaya çıkan ses kaydına ve MİT'e ait olduğu sızdırılan belge hakkında da konuştu. Demirtaş, "Ses kayıtlarının gerçek olduğunu bizler teyit ettik. İsmi geçen şahsın sesini yakından tanılayanlar sesini teyit ediyoruz dediler. Yayınlanan belge ile ilgili de MİT belgesi olduğuna dair de çok ciddi şüpheler var. Bizler bu konuyla ilgili parlamentoda soru önergeleriyle gereğinin araştırılmasını istiyoruz. Arkadaşlarımız MİT'e ve Başbakanlığa başvurarak bu belgenin cevabının verilmesini istiyoruz" dedi. 
Paris'teki cinayetlerle ilgili MİT'in yaptığı açıklamalara ilişkin ise, Demirtaş şunları söyledi: "MİT'in yaptığı resmi açıklama bizi tatmin etmedi. Tam tersine yeni şaibelerin ortaya çıktığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Belgenin düzmece olduğuna dair bir açıklama yok. Bu konunun peşini bırakmayacağız."
 
'Ses kaydı ve belge Erdoğan'ın açıklamaları ile uyuşuyor'
 
Sızdırılan ses kaydı ve belgeye bair bunları söyleyen Demirtaş, katliamın hemen sonrasında Başbakan Erdoğan tarafından yapılan bazı açıklamalar ve kullanılan ifadelere de dikkat çekti. Söz konusu ses kaydı ve belgenin Başbakan Erdoğan'ın Kasım 2012'de yaptığı açıklamalar ile uyuştuğunun altını çizen Demirtaş, "Başbakan o dönemde yaptığı açıklamada Fransa'dan üst düzey bir PKK'lının iadesini istediği Fransa'nın buna cevap vermediğini belirtiyordu. Ses kaydında ve belgelerde de Ekim ve Kasım ayında Sakine Cansız'ın Fransa'ya geldiğinin tespit edildiği ve bu konuda operasyonel girişimlere başlandığı ifade ediliyor. Başbakanın resmi olarak kendi ağızından 'biz o dönemde girişimde bulunduk' dediği zamanlara denk düşen beyanlar ve belgeler yayınlanmış durumda. Bunlar tümüyle şüpheleri MİT üzerine yoğunlaştırıyor. MİT'in yaptığı açıklamalar bizler açısından tatmin edici değil. Başbakanlığın sessiz kalması da kabul edilebilir değil. Fransız savcısı ve soruşturmayı yürütenler Türkiye'den yeterli bilgi belge alamadıklarını, Türkiye'deki savcı da Fransa'dan yeterli bilgi belge alamadığını ifade ediyor. Görünen o ki, ülkeler arası çıkar pazarlıkları konusunda üç Kürt kadın siyasetçinin canı, hayatı pazarlık konusu yapılıyor. Ortada çirkin bir tezgah var. Türkiye'nin, Fransa'nın bir yönüyle Almanya'nın da bu kirli oyuna bulaştığı anlaşılıyor" diye konuştu. 
 
'Tarih ve vicdanlar, Roboski dosyasını kapatmayacaktır'
 
AKP'nin Parsi katliamındaki sorumluluğunu bu açıklamalarla ortaya koyan Demirtaş, askeri savcılığın takipsizlik kararı verdiği Roboski katliamına dair de yöneltilen bir soru üzerine açıklamalarda bulundu.
 
Askeri savcılığın yaptığı soruşturmada aslında bütün çıplaklığı ile suçu tanımladığını ama verdiği kararda bu yapılana suç değil dediğini ifade eden Demirtaş, "Bırakın 34 kişinin savaş uçağı ile parçalanmasını kaldırımda yürürken bir bisikletin çarpması ile yaralansanız kazdan dolayı suç duyurusunda bulunsanız, bisikleti kullanan bu ülkedeki kanunlara göre cezalandırılır. 34 çocuk bana göre Kürt oldukları için, ordu ile Kürt halkı arasındaki problem henüz çözülmediği için askeri savcılık ordunun elini ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin elini Kürtlere karşı zayıflatmamak için bu katliamın üstünü örtmüştür. Ama tarih ve vicdanlar bu dosyayı kapatmayacaktır" dedi. (diha)

Yorum Gönder