Gülümseyin: İçişleri Bakanı konuşuyor!

09 Kasım 2011 Çarşamba 12:54

61’inci hükümetin adından en çok söz ettiren bakanı hiç şüphesiz İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin.

Gülümseyin: İçişleri Bakanı konuşuyor!

61’inci hükümetin adından en çok söz ettiren bakanı hiç şüphesiz İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin. Ordulu eski bir kaymakam olan Şahin 1994 yılında görevinden istifa edip İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreter Yardımcısı olarak çalışmaya başladığından beri Başbakan Erdoğan’ın kurmay kadrosu içinde yer alıyor. Uzun süre AKP genel sekreterliğini yürüten Şahin’i Başbakan iktidarın 9’uncu yılında İçişleri Bakanlığı’nın başına getirdi. O günden bu yana da Şahin her kritik olayda yaptığı gaflarla adından söz ettirmeyi başardı.

İşte İdris Naim Şahin’in kısa gaf tarihi:

Silvan Saldırısı: “Yangın, ya ateşle çıkar, ya bombayla çıkar, ya roketle çıkar, ya benzinle çıkar. Netice itibariyle yanmıştır, yakılmıştır. Sebebini araştırmak, sebebini söylemek bir şey ifade etmiyor”

Kızılay’daki PKK saldırısı: Ankara Savcılığının, intikal eden ön bilgilere göre, 3 adet maalesef vatandaşımızın patlamadan dolayı can kaybına maruz kaldığı bilgisi var elimizde. Hedefi tabi eylemi yapan en iyi bilir. Ama bu eylemi yapanların hedefini ancak şimdilik tahmin edebiliyoruz(...)Hedef gözetmeden yapılan bir hedeftir.

Kara Harekâtı: Görevlilerimiz sürekli karada hareket halindeler. Kara harekâtından kasıt, sınır ötesi bir kara harekâtı ise o tabii ki ayrı bir konu. Onun değerlendirmesi devam ediyor. Ama bizim kendi sınırlarımız dâhilinde kara harekâtımız, karadan kontrol, karadan suç ve suçlularla mücadelemiz devam ediyor. Sınır ötesi harekât da havadan olduğu gibi karadan da sınır komşumuz ülkeyle yapılan görüşmelere bağlı olarak her an yapılabilir.” (Şahin’in bu açıklamasını Başbakan sürç-i lisan etmiş diyerek düzeltti)

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Ordu Şubesi ziyaretinde: “Bedel ağır ödendi. Bu bedeli yok sayamayız. Bu bedel çocuk oyuncağı değil. Bu işin şakası olmaz. Bu işin ciddisi de olamaz, hiçbir şeyi olamaz”

Van depremi: Şahin, çadırkenti gezerken bir depremzedenin “Tatlı da geldi bugün” sözleri üzerine, “Ne tatlısı” diye sordu. Şahin, “Tulumba, baklava, bülbül yuvası” cevabı üzerine Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’e dönerek “Sayın Başkanım yani biz de bir çadırla burada bir mekan tutalım” dedi. Şahin, bir başka çadırın önünde de “Koskocaman sarayda oturuyorsunuz hiç gel dediğiniz yok” ifadelerini kullandı.

KCK tutuklamaları: Büşra hanım Türkiye’deki binlerce profesörden bir profesördür. Bu ülkede bütün profesörler tutuklanmış olsa merak eder sorabiliriz ama binlerce profesörden bir profesör tutuklanmış olabilir. Binlerce kaymakamdan bir tanesi tutuklanmış olabilir, binlerce esnaftan bir tanesi tutuklanmış olabilir.

Kürt sorunu: Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, malesef uzaktan Çankaya‘dan, Nişantaşı‘dan, Etiler’den boğaza bakarak, denizi seyrederek, yeşilliklere bakarak, gökyüzüne bakarak kağıdı kalemi eline almış, muhtemelen de saatine göre içeceğini yudumlayarak yazı yazan birileri benim yaşadığım gerçeği, benim gördüğüm Hakkari‘yi, Muş‘u oradaki gerçeği farklı yazıyorlar. Kürt sorunu diyorlar. Sorun sorun diyorlar. Sorun ne? Ben arıyorum sorunu bulamıyorum.
Taraf

Yorum Gönder

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Muzaffer Kurdox 6 yıl önce yorumlandı

Alın size ikinci Bel`am. Kürd ile mücadele kurumunun sözcüsü konuşuyor. Allahın izniyle bu ve onun arka babaları da Tansu Çiller gibi rezil olacak.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

numag 6 yıl önce yorumlandı

Hakkari’de polis noktasına, üzerindeki bombayla yaklaşan ve polislerce öldürülen katırla ilgili olarak, "O katırın hesabını nasıl verecekler, ben merak ediyorum. Bir gün hesabını verecekler. Katırın hakkını korumakta bize ait" sözünü de eklemek lazım bence. Kürt coğrafyasını bomba manyağına çeviren, doğal hayatını yok eden, kıpırdayan her canlıyı öldüren güvenlik güçlerinin başı zat bir katırın derdine düşmüş.

0 Kişi beğendi.