Mümtaz'er Türköne: Bağımsız Kürdistan

29 Aralık 2011 Perşembe 11:40

Zaman Gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, Bülent Arınç ve Leyla Zana'nın dile getirdiği sözlerden hareketle kürt sorununu farklı seçenekler ışığında yorumladı.

Mümtaz'er Türköne: Bağımsız Kürdistan

'Bağımsız Kürdistan' *

Bülent Arınç 'bütün anayasal haklarını tanıyacağız' dediği zaman MHP'den gelen şiddetli tepki doğaldı.

Çünkü MHP, çok-etnili bir yapıya karşı 'ulus-devlet modeli'ni savunuyor. Peki BDP'nin tepkisi? Leyla Zana'nın 'Kürt sorunu gündemi'nin ilk sırasına yerleşen sözleri ile birlikte düşünülünce bu tepkilerin sebebi anlaşılıyor. PKK, Kürt sorununun çözümünü istemiyor. İstemiyorsanız, iki çareniz var. Birincisi BDP'nin yaptığı gibi çözüm çabalarına karşı çıkmak. İkincisi, belki daha etkilisi ise Leyla Zana'nın çıkışında görüldüğü üzere devletin ve milliyetçilerin 'bölünme paranoyası'nı azdırmak. Birincisiyle çözümsüzlük için Kürtleri, ikincisiyle de aynı amaçla Türkleri tahrik ediyorlar. Kürtler doğrusunu tayin ederler; ancak bir Türk olarak Zana'nın tahriklerine kapılmam ve çözümden vazgeçmem gerekiyor mu?

Zana şöyle diyor: 'Birleşmiş Milletler milletlere kendi geleceklerini tayin etme hakkı veriyor. Kürtlere karşı tehdit politikası artık bitmeli. Kendi topraklarında geleceklerine karar verebilmeliler. Özgürlük, otonomi, federalizm, bağımsızlık Kürtlerin de hakkı.'

Pekalâ! Bülent Arınç'ın bahsettiği anayasal hakların arasına her toplumun kendi kaderini tayin hakkını koysak ne olur? Kürtler ayrılıp bağımsız bir devlet kurmak isterlerse; veya coğrafî esasa dayalı federal bir yönetim altında yaşamayı tercih ederlerse, veyahut esasları belirlenecek bir otonomi altına girmeye karar verirlerse?.. Bunun için referandum yapmayı kabul etsek. Sandığı Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları illere yerleştirsek ve bölge halkına kararlarını sorsak? Sonuç ne olur?

Bu varsayım PKK-BDP cephesi için de, 28 yıldır terörle mücadelede devlete egemen olmuş anlayış için de imkânsız. BDP kendince bu imkânsıza oynayarak alan genişletiyor; devlet ise aynı imkânsızla ülkenin bütünlüğünü koruduğunu öne sürüyor. Bu varsayımın etki gücü imkânsızlığından kaynaklanıyor. Peki ya tartışılır ve sonunda Türkiye gerçekten böyle bir referanduma giderse ne olur?

Otonomi, federalizm veya bağımsızlık gibi farklı alternatiflere göre yapılacak bir referandumdan alınacak sonucu kestirmek zor değil. Kürdistan adı verilen bölgede bağımsızlıktan otonomiye doğru ilerleyen bir skalada % 10-25 arasında destek oyunun geleceğini düşünüyorum. Dünyaya sadece etnik kimliklerinin penceresinden bakan bir milliyetçi azınlık, Kürt Kürt'e yaşayacakları dar bir hayat biçimini tercih eder. Benim tezim, ampirik araştırmalarla test edilebilir. 'Bu meseleyi gidip Ankara'da çözün' diyerek, üstelik rakip partilere savaş açıp baskı oluşturarak BDP'ye verilen oylar, yapılacak referandumun sonuçları hakkında bir fikir veriyor. Ancak bu referandumun sonuçları hakkında fikir yürütürken hesaba katılması gereken iki parametre var.

Birincisi böyle bir referandumun ancak ve ancak PKK'nın silahları bıraktığı şartlarda yapılabilirliği ihtimali mevcut. Tam anlamıyla barış sağlanır ve bölge halkı özgür iradesini hiçbir baskı altında kalmadan verirse bu referandum anlam taşır. İkincisi ise şiddetin sona erdiği şartlarda referanduma kadar geçecek sürede Kürt sorununun çözümü için atılacak olumlu adımların da, referandum sonucu üzerindeki etkisi dikkate alınmalı. Öncelikle bağımsızlık, Kürtlerin kendi devletlerine sahip olmalarının yanında Türkiye'nin geri kalanını kaybetmeleri demek. Federal sistemin ve otonominin de kazançları yanında götürüleri var. Kürtler özgür bir ortamda kazançları ve kayıpları somut örneklerle tartışacaklar. Ama asıl önemlisi, Türkiye'nin ulus-devlet formunda birliğini ve bütünlüğünü savunanlar, kendilerini Kürtlerin yerine koyup onların rızalarını alacakları çözümler üretmek mükellefiyetiyle karşılaşacaklar. Referandum süreci sadece Kürtler için değil Kürt olmayanlar için de öğrenme, olgunlaşma, bakış açısı değiştirme süreci olacak. Belki referandumun kendisi değil, referandum ihtimali bile bu muhasebe için vesile olmaya yetebilir.

Türkiye'nin birliğine gelince... 'Kendi kaderini tayin hakkı'na sahip bir toplumun özgür iradesi ile bu birliği devam ettirme kararı, kaya gibi sağlam bir Türkiye ortaya çıkarmaz mı?

'Bağımsız Kürdistan' ihtimali, Türkiye'nin bütünlüğü önünde bir tehdit değil; bana öyle geliyor ki sadece PKK'dan ve devletten yediğimiz sopaların bahanesi. Siz ne düşünüyorsunuz?

(Mümtaz'er Türköne /zaman.com.tr)

Yorum Gönder

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

kurd 6 yıl önce yorumlandı

bdp bu sorunun bitmesini istemiyor nasil anlamis leyla zana cikmis demis ki her halk kendi kaderini tayin etme hakkina sahip ve bunun bagimsizlikla mi baska sekilde mi yapacagina da kendisi karar verir. burada yanlis olan ne sayin aydin!! iste turk halkini bu sekilde korkutarak barisin onunu tikiyormus.referandum yapilsa %10-25 cikarmis madem kendinize o kadar guveniyorsunuz bu korku ne diye. 17.yy da kalmis akliyla tehdit ediyor ayrilirsaniz turkiyenin gerisini de kaybedersiniz.bu aydin!!larin baristan anladigi sey hakim turk olusunun kurt usakligini kabul etmek mi. evet ben kendi kaderimi kendim tayin ederim ve bunu nasil yapacagima da ne pensilvanyadaki hoca efendine sorarim ne de onun agzina bakan senin gibilere.biz senin gibilerini cok gorduk donemin ruzgarina gore egilip bukulen biatcilar.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

serkan deniz 6 yıl önce yorumlandı

Herkesin gizli gesabı,ajandası var.Güçlü olduğumuzda bu hesaplar açığa çıkıyor.güçsüzken gayet insani va mantıklyız.Bunu anladım,tanıdım dediğimde çarpıyor tokat yüzüme,öyle şeyler söyleniyorki ,tanıdığımı idda ettiğim zihniyetle aramda kaf dağı kadar mesafe olduğunu anlıyorum.kültürlü dediğimin cahil,aydın dediğimin yobaz,mutevazi dediğimin kibirli,dürüst dediğimin yalancı olduğunu görmek ten iğrendim artık.tam barış gelecek derken,elleri baltalı,dilleri ağulu insanlar görmekten de iğrendim..

0 Kişi beğendi.