Prof. Dr. Yıldırım: İslam'ın toplumsal yönünü göstermeye çalışacağız

05 Mayıs 2014 Pazartesi 23:40

Diyarbakır'da 10-11 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Demokratik İslam Konferansı'na dönük hazırlık çalışmaları sürerken, konferansta ağırlıklı olarak yürütülecek önemli konu başlıkları arasında Hz. Muhammed'in en önemli uygulamalarından Medine Sözleşmesi ve sünnet anlayışı yer alıyor.

Prof. Dr. Yıldırım: İslam'ın toplumsal yönünü göstermeye çalışacağız
Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yıldırım, konferansta, halka bu güne kadar bir takım ibadetlerden ibaretmiş gibi sunulan İslam'ın toplumsal yönünü göstermeye çalışacaklarını söyledi. 

10-11 Mayıs'ta, Diyarbakır'da yapılacağı açıklanan Demokratik İslam Konferansı'na dair hazırlıklar sürerken, konferansta alınacak olan kararlar, Bölge'de yaşayan yurttaşlar başta olmak üzere Türkiye'deki birçok kesim tarafından merakla bekleniyor. Yapılacak olan konferans ile İslam'ın gerçek anlamda yaşatılması ve dinde hakikatin rolüne dönük tüm sorulara Medine Sözleşmesi çerçevesinde yürütülecek tartışmalar ekseninde cevap aranması bekleniyor. Yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda din âlimi, ilahiyatçı, akademisyen ve aydının katılacağı konferansta yürütülecek olan tartışmaların detaylarını DİHA'ya değerlendiren Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Demokratik İslam Konferansı ile birlikte yeni bir sürece kapı aralayacaklarını söyledi.

Konferansta tarih değerlendirilecek

Demokratik İslam Konferansı ile birlikte İslam'ın tüm detaylarını etraflıca tartışacaklarını dile getiren Yıldırım, konferansın Kürt halkında şimdiden büyük bir heyecan yarattığına dikkat çekti. Din olgusunu ele alırken tarihin derinliklerine inilmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım, tarih boyunca Saidi Kurdi ve Şeyh Sait gibi âlimlerinin Kürtlerin sosyal ve kültürel meşru haklarını savunarak dini değerlerini ve inançlarını hiçbir zaman göz ardı etmeyerek kesintisiz mücadele yürüttüklerine işaret etti. 

'Kürtler yanlış yönlendiriliyor'

Kürtlerin yıllardır cemaat ve bir takım tarikat şeyhleri tarafından yanlış yönlendirilmeye çalışıldığını da söyleyen Yıldırım, "Kürt siyasal hareketini dinden uzak olmakla yada dini araştırma zahmetine katlanamamakla eleştiren çevreler, şimdi de bir çelişki sergilercesine 'Demokratik İslam Konferansları da nerden çıktı' şeklinde eleştirmeye başlıyorlar. Bu nedenle yapılacak konferans, Kürt halkını Kürt siyasal hareketinden uzaklaştırmak isteyenlere de büyük bir cevap olacaktır" dedi.

'Kuran'ın ve sünnetin toplumsal yönü bu halka gösterilmedi'

Yıldırım, konferansta yürütülecek önemli tartışmaların başında Hz. Muhammed'in bin 400 yıl öncesinde kendi sözleri ve uygulamaları ile hazırladığı sünnet anlayışını ele alacaklarını dile getirdi. Kuran'ın önemli oranda yer verdiği çok dillilik, çok kültürlülük ve çok renklilik gibi doğuştan bir insanın hak ve hürriyetleri içerisinde yer alan olguların Emeviler döneminden itibaren sümen altı edildiğinin altını çizen Yıldırım, günümüze gelinceye kadar İslam bir takım ibadetlerden ibaretmiş gibi gösterildiğini söyledi. 

Yıldırım, hatta insanların mümkün olduğunca camilere, hacca ve namaza teşvik edildiğini ama hiçbir zaman Kuran'ın ve sünnetin toplumsal yönünün halka gösterilmediğini belirtti. 

'İnançlar ve ırklar konfederasyonu oluşturuluyor'

Kamuoyunda yoğunca tartışmalara konu olan Medine Sözleşmesi, aynı zamanda yapılacak olan İslam Konferansı'nın da birinci gündem maddesi. Bu başlıkta yürütülecek tartışmalar hakkında da bilgi veren Yıldırım, Medine Sözleşmesi ekseninde yürütülecek tüm tartışmaların Hz. Muhammed'in pratiklerinden yola çıkılarak birlik, beraberlik ve bütünlük çerçevesinde yapılacağını söyledi. 

Medine Sözleşmesi'nin Hz. Muhammed'in en önemli uygulamalarından bir tanesi olduğunu vurgulayan Yıldırım, şunları söyledi: "Peygamber efendimiz bir Medine Vesikası (yazılı bir metin) hazırlatıyor. Bu Vesika ile tabiri caizse bir dinler, inançlar ve ırklar konfederasyonu oluşturuluyor. Tüm bu farklı kimlikler Medine Vesikası'na imza atarken, her biri kendi diliyle, kimliğiyle ve kültürleri ile imza atıyorlar. Medine Sözleşmesi'nin böylesi bir anlamı bulunuyor."

'Kurumlaşma olabilir'

Konferans sonrasında önümüzdeki dönemlerde yürütülecek tartışmalar ekseninde kurumlaşmaya dönük ciddi adımların atılabileceğini ve bu çerçevede çalışmaların plan ve programa kavuşturulması gerektiğini de dile getiren Yıldırım, muhafazakâr kesime de çağrıda bulundu. Yıldırım, çağrısında "Çağımızdaki toplumsal meseleleri İslam'da var olan teşhis ve reçetelerle karşılaştırarak hangi halk olursa olsun bu noktada biraz ön açıcı olmalarını istiyoruz" şeklinde konuştu. 


Diyarbakır - DİHA

Yorum Gönder