Sabri Ok: Kürt hareketi yeni bir siyasi parti modeli geliştiriyor

08 Temmuz 2014 Salı 04:02

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, gerçekleştireceği kongre ile kendisini bölge partisi olarak örgütlemesi beklenen BDP’nin demokratik özerkliğin inşası ve kadrolarının yaratılmasında rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Sabri Ok: Kürt hareketi yeni bir siyasi parti modeli geliştiriyor
 Kürdistan ve Türkiye başta olmak üzere tüm bölgede önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçte Kürt Özgürlük Hareketi demokratik siyaset alanında yeni bir hamleye hazırlanıyor. HEP ile başlayan ve sırasıyla DEP, ÖZDEP, HADEP, DEHAP, Özgür Parti (ÖTP), DTP, BDP ile devam eden 25 yıllık önemli bir geleneğin sahibi olan Kürt siyasal hareketi, yanı sıra HDK-HDP gibi Türkiye’deki birçok hareket ve partiyi bir araya getiren oluşuma da öncülük etti. 11 Temmuz’da kongreye gidecek olan BDP’nin hem isim hem de örgütlenme biçimini değiştirmesi bekleniyor. Kendisini Kürdistan’da yeniden ve daha güçlü bir şekilde örgütleyecek olan BDP’nin kadro partisi özelliğini taşıyacağı belirtiliyor.

Gerçekleştirilecek kongrenin demokratik siyaset alanında önemli ve ayrı bir yerinin olacağını ifade eden KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, kongre ve sonrasına ilişkin ANF’ye konuştu.

‘KÜRTLER DEMOKRATİK SİYASET ALANINDA ISRAR ETTİ’

Legal Kürt partilerinin, 1990’lı yıllarda Türk devletinin inkar ve imha politikaları nedeniyle yaşanan savaş içerisinde şekillendiğini, bu nedenle önemli bir rol üstlendiğini hatırlatan Ok, ağır bedeller verildiğini kaydetti. Kürt sorunu ve buna bağlı olarak Kürdistan’da yaşanılanları görünür kılmaya çalışan legal Kürt partilerinin önemli bir gelenek yarattığını dile getiren Ok, “Biliniyor partimiz PKK uzun bir süredir çetin bir mücadele yürütüyor işgalcilere karşı. Bununla birlikte hareketimizin Kürdistan ve Türkiye halklarına karşı sorumluluğu da artmıştı. Bu nedenle Önderliğimiz 1990’lı yılların başında gerilla mücadelesinin yanı sıra, legal siyasi alanın da kullanılması gerektiğini belirterek, çözüm arayışlarını geliştirdi. Amaç Türkiye’deki demokrasi güçleri ile özgürlük hareketimizin tecrübe ve gücünü bir araya getirmekti. Buna karşı Türk devleti faşizan uygulamaları devreye koyarak, tutuklama, işkence, faili meçhul cinayetlere başvurdu. Ancak buna karşı demokratik siyaset alanında bir direniş de ortaya çıktı” dedi.

DEP milletvekillerinin yaka paça TBMM’den alınarak tutuklanması, diğerlerinin yurtdışına çıkmak zorunda kalmasını hatırlatan Ok, yüzlerce şehit ve ağır bedeller verilmesine karşın Kürtlerin demokratik siyaset alanında ısrar ettiğini ifade etti. PKK’nin tüm kirli savaş yöntemlerine karşı verdiği mücadelenin Kürtler ve Türkiyeli demokrasi güçleri için demokratik siyaset alanını yarattığını kaydeden Ok, bu gerçekliğin hiçbir siyasal hareket tarafından unutulmaması gerektiğini söyledi. Demokratik siyasal hareketin şuanda BDP ve HDP ile temsil edildiğini ve gelinen aşamada önemli bir düzey yakalandığını dile getiren Ok, herkesin bundan memnun olmasını istedi.

‘ÖCALAN DBP ÖNERİSİNDE BULUNMUŞTU’

BDP’nin 11 Temmuz’da gerçekleştireceğini belirten Ok, kongre ile yeni bir modelin ortaya çıkarılacağını dile getirdi.

Ok, Öcalan’ın önerisi doğrultusunda BDP’nin kendisini bölge partisi olarak yeniden örgütleyeceğini ve kadro partisi olacağını söyledi. Yeni modele ilişkin görüşlerini dile getiren

Ok, “Elbette her şey kongrede tartışılıp karar altına alınacak. Önderliğimiz isim bazında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) önerisinde bulundu. Bunun da göz önünde bulundurulacağını düşünüyoruz. Öncelikle bu parti temiz siyaseti esas almalı, toplumla birlikte siyaset yürütmelidir. Bu partide yer alacak kişiler, kadro ölçülerinde çalışmalı ve maddiyatçılığa, iktidarcılığa, makam ve mevkiye karşı, maneviyat ve devrimci ruhu esas almalıdır. Biliniyor şuanda hareketimizin ve halkımızın gündeminde Demokratik Özerklik var. Bu parti, toplumun tümünü örgütleyerek, eğiterek demokratik özerkliğin kadrolarını oluşturmalıdır. Kürt halkı bilinçli, politik ve direnişçi bir halktır. Yeni parti bunu göz önüne alarak, ahlaki-politik ölçüleri kendine esas almalıdır. Yani halkın hizmetkârı olmalıdır. Halkın tüm ihtiyaçlarına göre kendini örgütlemeli, kadrolarını oluşturmalı ve cevap olabilmelidir” dedi.

 ‘KADROLAR MEVKİ, MAKAM, KOLTUK HESABI YAPMAMALI’

Öcalan’ın gündeme getirdiği siyaset akademilerinin geç de olsa kurulduğunu, ancak halen ihtiyaca tam olarak cevap vermediğini ifade eden Ok, “Yeni partinin kadro ihtiyaçları da eğitimle çözülebilir. Bunun için Önderliğimizin önerdiği siyaset akademileri bu görevi görebilir. Kürdistan’ın her yerinde bu akademiler kurularak, hem kadro yetiştirilir, hem de halk eğitilir. Bu şekilde toplumun her alandaki ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikli, bilinçli kadrolar ve çalışanlar yaratılır. Kürdistan’da kimse kadro, çalışan yok diyemez. Hareketimizin yarattığı bir insan potansiyeli var. Gençler, kadınlar, yaşlılar ve toplumun birçok kesimi var. Bunlar eğitilerek ‘Demokratik Özerkliğin Kadroları’ haline getirilebilir. Yani yeni parti kadro makinesi gibi hareket ederek kadro yetiştirmeli ve toplumu kendi kendisini yönetebileceği bir düzeye getirmelidir. Tek düze bir kadrodan bahsetmiyoruz, yani siyasi, ideolojik, felsefik, akademik, ekonomik, ahlaki, toplumsal, kültürel kadrolar yaratılabilir. Kürdistan’da örgütlenmemiş kimse bırakılmamalı, bu kadrolar 24 saat toplum için çalışmayı kendilerine ilke edinmelidir. Parti ve kadroları yüzlerini bu hareketin tarihine ve maneviyatına çevirmelidir. Mevki, makam, iktidar, koltuk, maddiyat hesapları yapmamalıdır. Örneğin Önderliğimiz İmralı’dadır, hiçbir yetki ve makamının olmadığını söylüyor, doğrudur da. Ancak tüm mevki ve makamların üstünde bir rol oynuyor ve etkili oluyor. Bunu nasıl yapıyor? Maneviyat, ruh, tecrübe, bilgi ve öncülük ile bunu yapıyor. Kadrolar da Önderliğimizi kendisine örnek almalıdır.

‘DAHA ÖNCE GÖRÜNMEYEN BİR MODEL’

BDP kongresi ve kongrede yapılması beklenen değişikliğe ilişkin kimi kesimler tarafından yürütülen “Kürt siyasal hareketi küçülüyor, kendini bölge ile sınırlıyor, daraltıyor” şeklindeki tartışmaların gerçeği ifade etmediğini söyleyen Ok, aksine Kürt siyasal hareketinin bu şekilde daha da büyüdüğünü ve tüm toplumu kapsamayı hedeflediğinin altını çizdi. Kürt Özgürlük Hareketi olarak politikayı yeniden tanımladıklarını ve elit bir grubun elinden alarak tüm topluma yaymak istediklerini belirten Ok, “2000’lerin başında Özgür Toplum Partisi (Özgür Parti) ile de kadro partisi geliştirilmeye çalışıldı, ancak çeşitli nedenlerle geliştirilemedi. Şimdi kongre ile birlikte yapılacak değişiklikler ile geliştirilmeye çalışılacak model, dünyada çok fazla görünmeyen bir model. Tüm toplumu örgütleyerek, kendi kendisini yönetecek bir düzeye gelmesi için öncülük rolü üstlenecek bir partiden bahsediyoruz. Demokratik Özerklik inşasından bahsediyoruz. Bunun için bu model önemlidir. Biliniyor reel sosyalizm deneyimi var. Ancak orada işçiler, köylüler, ezilenler adına ortaya çıkan komünist parti, toplumu güç yapacağına, kendisi iktidar oldu. Hatta parti, devlet oldu, her şeyi kendisi ile belirledi. Bu anlamda toplum yine politik alanın dışında, yönetilen bir konumda kaldı. Oysa biz toplumun kendisini yönetecek düzeye gelmesini amaçlıyoruz. Bu anlamda geliştirilen model bir ilk olma özelliğini taşıyor. Bu şekilde devleti küçültmeyi, demokrasi ve toplumu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Kadro ve partimiz, toplumu eğitecek, bilinçlendirecek ve toplumu yaşamın her alanında inisiyatifli kılacak. Kendisi iktidardan, maddiyatçılıkta uzak duracak. Perspektif oluşturma, öncülük yapma ve hizmet etmeyi esas alacak. Bunu başarabilirse, Kürdistan’da, bölgede ve dünyada örnek model olarak kendisini sunabilir” dedi.

DEMOKRATİK ÖZERKLİĞİN LOKOMOTİF GÜCÜ OLACAK

Kürdistan’da demokratik özerkliği inşa etmeyi hedefleyecek partinin, tüm kürt örgütlenmeleri, kurumları ve kesimleri ile birlikte, koordineli bir şekilde çalışacağını belirten Ok, tüm kurumların farklılığı olsa da ortak amaç etrafında birleşmesi gerektiğinin altını çizdi. DTK’nin demokratik özerkliği inşa etmede birinci dereceden sorumlu olduğunu, Kürdistan parlementosu özelliğini taşıdığını kaydeden Ok, BDP’nin de sistemin lokomotif rolünü üstlenerek, Kürdistan’ın gündemini belirlemesi ve aktif siyaseti geliştireceğini ifade etti. “Hiçbir Kürt kurumu, kendisini demokratik özerkliğin inşa görevlerinin dışında tutmamalıdır” diyen Ok, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “BDP veya yeni parti, Kürdistan’da tüm kesimlere ulaşmalı ve örgütlemelidir. AKP ve devlet her türlü yöntem kullanıyor olabilir, ancak yeni parti buna karşı Kürdistan’da örgütlendirilmemiş hiçbir kesimi bırakmamalı ve kazanmalıdır. DTK ise bu kişi ve kesimlere demokratik özerklik içinde rol biçmeli ve konumlandırmalıdır. Bu çok önemlidir, özellikle de bu süreçte. BDP kongrede ve daha sonraki süreçte tüm bunları tartışmalı, geçmiş pratiklerin doğru ve yanlışlarını iyi değerlendirerek, dersler çıkarmalıdır. Tüm bunları kendi aralarında devrimci, yurtsever bir ruhla tartışarak sonuçlandırabilirler. Sadece Kuzey Kürdistan için değil, Kürdistan’ın 4 parçasına yönelik de rol üstlenebilirler. Örneğin Rojava’da büro açabilirler, tecrübe alışverişinde bulunabilirler. Önder Apo böyle bir rol biçiyor, ben şimdiden bunu gerçekleştirebileceklerine inanıyor, başarılar diliyorum.”

Yorum Gönder