Şeyh Said Hareketi 91. Yıl Dönümü

13 Şubat 2016 Cumartesi 14:01

Şeyh Said ve Arkadaşlarının başlattığı 1925 Kürt Hareketinin 91. Yıl Dönümü Açıklaması Şeyh Said Derneği tarafından basın ve kamuoyu ile paylaşıldı.

Şeyh Said Hareketi 91. Yıl Dönümü
 Basına ve Kamuoyuna

1925 Kıyamının /ayaklanmasının 91. Yıldönümünü yaşıyoruz. 13 Şubat tarihinde Piran’da(Dicle) başlayan direniş günümüze kadar süren Kürtlerin özgür yaşam iradesinin, kararlılığının adıdır.

91 yıl önce bugün Piran’a gelen Şeyh Said Efendi ve Arkadaşlarını provoke ederek hazırlıksız bir ayaklanmaya sevk eden Kemalist rejim aynı zamanda günümüze kadar gelen Kürt sorununu da çözümsüzlüğe itmiş oluyordu.

Kısaca yaşananları hatırlayalım: Kurtuluş savaşını beraber vermiş olan Türkler ve Kürtler Lozan sürecine girildiğinde ve yeni kurulan cumhuriyetin düzenlenmesi süreci söz konusu olduğunda anlaşmazlığa düştüler. Kürtler  temel  siyasi kültürel ve idari haklarını talep ederken daha önce kendilerine özerklik sözleri vermiş olan M. Kemal ve yönetimi tarafından bu hakları verilmesi bir yana medreseleri kapatılarak asimilasyon sürecine tabi tutuldular. Bir süredir Azadî Örgütü çatısı altında örgütlenen Kürtler 1924 Eylülünde Beytülşebapta kısmi bir Direniş gerçekleştirdiler. Ancak Deşifre olan Azadi Yöneticileri Cibranlı Halit Bey ve Bitlis eski mebusu Yusuf Ziya bey tutuklanırken Şeyh Said Efendinin ifadesine başvuruldu. Bunun üzerine arayışa geçen Şeyh Said Efendi Piran’a doğru yola çıkarken yolda kimi toplantılar gerçekleştirdiği Kürt aşiretleri ve ileri gelenleri  ile birlikte direnme kararı aldı.

Piran’a geldiklerinde orda olduklarını öğrenen rejim güçleri Şeyh Said Efendi’yi  ziyarete gelen kimi firarileri tutuklama bahanesi ile asker gönderdi. Kürtlerin geleneğine göre eve gelen misafire dokunulmaz, dokundurulmazdı. Şeyh Said Efendinin Kardeşi Şeyh Abdurrahim bu durumu askerlere anlattıktan sonra ‘’ Ağabeyim misafirimdir. Bu firariler de onu ziyarete gelmişlerdir. Cemaat dağılsın bunlar kendileri gelip ifade vereceklerdir’’ mealinden şeyler söylese de görevli subay hakaretlerde bulunarak saldırı gerçekleştirir. Çıkan olaylarda 2 asker ölür yaralananlar olur. Diğer askerler derdest edilir. Olayın duyulması ile Kürdistan’ın birçok il ve ilçesinde direniş başlar.

13 Şubat 1925 tarihinde Piran’da patlayan bu kıvılcım hızla Kürdistan’a yayılırken günümüze kadar süren Direniş, ayaklanma ve buna karşı katliamlar, yıkımlar ve çözümsüzlük politikalarının da önemli dönüm noktalarından birini oluşturmuştur.

Kürtlerin siyasi önderliklerine yönelik geliştirilen komplo, provakasyon ve hileler 1925’ten günümüze kadar devam etmiş ama Kürtlerin direnişlerde her zaman olmuştur. Bu yol ve yöntemlerin çözüm olmadığının kanıtı aylardır Kürdistan şehirlerinde yaşanan çatışmalardır. Süregiden direnişlerdir. Adeta Şeyh Said Efendinin ruhu Sur’da direnmektedir. Geçmişte direnenlerin torunları ayaklanmışlardır ve boyun eğmemektedirler. Bir halkın onurunu, dilini ve dinini korumak Allah’ın ayetlerindendir. Allah’ın ayetini korumak için bu uğurda ölenler, katledilenler  şehittirler. Bu şehadetin ektiği tohumlar filizlenerek katbekat büyüyerek günümüze kadar gelmiştir. Bu halk  dili, kimliği ve dini ile Hak’tır, bunu inkar edenler  batıldır ve Hak bakidir, batıl ise muhakkak gidicidir.

Bilinmelidir ki bu tür provakasyonlar - komplolar çözüm getirmemekte, Kürtlerin hak taleplerini bastıramamaktadır. Komplolar ve komploculuk lanetlidir ve yıkım, ölüm ve çözümsüzlükten öte bir anlam taşımamaktadır.

Çözüm; meselelerin sulh yolu ile çözümü için müzakere edilmesi ve Kürtlerin temel siyasi, kültürel ve idari haklarının evrensel normlar ölçüsünde verilmesidir. Her milletin kendi geleceğini belirleme hakkına saygı, adalet ve temel insan hakları temelinde çözüm tek yoldur.

Bu düşüncelerle sizleri selamlıyor ve saygılarımızı sunuyoruz.


Yorum Gönder