Şeyh Said'in oğlu Ahmet Fırat meclise başvurdu

15 Nisan 2012 Pazar 19:29

İstiklâl Mahkemeleri tarafından 8 Haziran 1925'te Diyarbakır'da idam edilen Şeyh Said'in emanetleri için Hınıs'ta ikamet eden oğlu Ahmet Fırat, babasının yargılandığı mahkeme tutanaklarının açıklanması ve mezar yerinin bulunması talebiyle TBMM'ye başvurdu. Hem Sabah hem de Zaman gazetesinde yer alan o haberin ayrıntıları...

Şeyh Said'in oğlu Ahmet Fırat meclise başvurdu
İstiklâl Mahkemeleri tarafından 8 Haziran 1925'te Diyarbakır'da idam edilen Şeyh Said'in oğlu Ahmet Fırat, babasının yargılandığı mahkeme tutanaklarının açıklanması ve mezar yerinin bulunması için TBMM'ye başvurdu.

Babasının tutuklanmasının ardından üzerindeki sarığı, cübbesi, tesbihi, mektupları ve son duruşmada Diyarbakır İstiklâl Mahkemesi hakimine 'son sözlerim' diyerek verdiği metnin iadesini isteyen Ahmet Fırat, yargılama sırasında o dönemin teknolojisiyle çekildiği öne sürülen görüntülerin de açıklanmasını talep etti.


Şeyh Said'in oğlu Ahmet Fırat, yeğeni Muhammed Akar aracılığıyla TBMM'ye başvurdu. Akar, önceki gün Meclis Dilekçe Komisyonu'na gelerek amcası Ahmet Fırat'ın taleplerini sözlü olarak iletti. Dedesi Şeyh Said'in mezar yerinin bulunması ve yargılanma sürecinin gün ışığına çıkması için TBMM'deki İstiklâl Mahkemeleri tutanaklarının açıklanmasını istediklerini anlatan Akar, "87 yıl sonra da olsa hakikatler gün ışığına çıkmalı. Dedemin İngiliz casusu olduğu öne sürülüyor. Böyle bir şey olmadığını adımız gibi biliyoruz. Merhum İsmet İnönü bile yıllar sonra Şeyh Said'le İngilizlerin rabıtasını bulamadıklarını açıkladı anılarında." diye konuştu. Akar, başvurunun bugüne kadar yapılmamasının nedenini ise şöyle anlattı: "Türkiye normalleşiyor, sivilleşiyor. Ortak vatan anlayışı ve bu güven içerisinde talepte bulunuyoruz. Şeyh Said ve beraberindeki 47 kişi idam edildi. Onların mezarları nerede bilinmiyor."

 

Akar, Şeyh Said'in idamından sonra kişisel eşyalarının ailesine verilmediğini belirterek şöyle konuştu: "Yetkililere anlattım, TBMM'den dedemin elbiselerini, sarığını, cübbesini, tesbihini, mektuplarını, Kur'an-ı Kerim'ini, kalemini, saatini, sigara ağızlığı, tabakası ve idamından sonra mezarının yapılması için devlete verdiği altın paralarını da istiyoruz. Bunların akıbeti, mezarı gibi bilinmiyor. Ayrıca dedemin Diyarbakır İstiklâl Mahkemesi hakimine duruşmada 'son sözlerim' diyerek verdiği bir şiiri var. O şiiri de istiyoruz."dedi. 
(Sabah.com)

Yorum Gönder

Toplam Yorum Sayısı 3

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Abdurrahim Firat 7 yıl önce yorumlandı

Bu haberle ilgili Dedem`in kesinlikle hic bir beyani ve talebi olmamistir.Haberde ismi gecen sayin Akarin kendi kisisel görüs ve temennilerine dayanan sistemle örtüsen adeta sistemden özür dilemesi gerekenler bizlermisiz gibi bir algi yaratan bu haberin ne Dedem nede bizlerle uzaktan yakindan bir baglantisi yoktur.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

abdurrahim FIRAT (seyh Ahmed`in torunu) 7 yıl önce yorumlandı

Sayin hinis haber ekibi öncelikle genel anlamda yaptiginiz calismalardan dolayi sizleri kutluyorum.Ancak bu haber le ilgili olayi teyid etme imkaniniz varken teyit etmeden Dedem seyh Ahmet agzindan oldu iddia edilen bu yayini yapmaniz tarafimizca pek dogru ve hos bir davranis olarak tezahür etmemistir. YÖNETİM: Bu haberi teyit etmek zorunda değiliz. Çünkü haber, ulusal basından alınmıştır. Fakat, bu haberi yalanlayacak karşı bir haberi dedeniz Şeyh Ahmed aracılığıyla yapabiliriz. Teşekkürler...

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Neviyê Şeyh Said 7 yıl önce yorumlandı

Ya bu Muhammed Akar'ın şeyh said'e yakınlık derecesini bilen var mı? Bu adam kim her yere girip çıkıyor. İsmet İnönü için ''merhum'' diyor, Şeyh Said efendiyi çeteler öldürdü diyor. Hangi çete Muhammed Akar? Yalan-dolan ve sahtekarlığı bırak. Şeyh Said'i asan Devlet ve başındaki Mustafa Kemalden başkası değildir. Onlara yüreğin yetiyorsa çete dersin, yoksa bu işlere girmeseniz olur mu? Şeyh said davasını daha fazla suılandırmanın alemi yok...

0 Kişi beğendi.