'Türkiye KDP'yi PKK ile çatıştırmak istiyor'

19 Kasım 2015 Perşembe 16:38

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, DAİŞ'i meşrulaştırıp teşvik eden AKP hükümetinin tüm dünyaya şantaj yaptığına dikkat çekerek, Türkiye'ye karşı net tavır alınmasını istedi. DAİŞ belasından kurtulmak isteyen bütün dünyaya seslenen Bayık, “Demokratik Suriye Güçleri kısa sürede DAİŞ'i Cerablus'tan atabilirler. Türkiye tarafından destek gelmediği takdirde Rakka da kısa sürede düşürülür. Uluslararası güçler, Türkiye engelini kaldırsın.” dedi. Bayık ayrıca Türkiye'nin Şengal'de KDP ile PKK'yi çatıştırmak istediğini söyledi.

'Türkiye KDP'yi PKK ile çatıştırmak istiyor'
 Koma Civakên Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Azadiya Welat ve Yeni Özgür Politika gazetelerindeki köşe yazısında, yaptığı katliamlarla dünya gündemine oturan DAİŞ ile mücadeleyi ve Türkiye'nin yaklaşımlarını ele aldı. Türkiye'nin KDP ile PKK'yi çatıştırma planları yaptığına dikkat çekti. Bayık'ın, "AKP dünyaya şantaj yapıyor" başlıklı yazısı şöyle:


"Konya'daki Türk milli maçında olduğu gibi, İstanbul'daki milli maçta da saygı duruşu katliama uğrayanları protesto haline getirildi. Paris katliamının kurbanları yuhalanırken, katiller onure edildi. Saygı duruşu canlı bombaların saygı duruşuna dönüştürüldü. Türkiye şimdi bu noktaya gelmiştir. AKP zihniyetiyle DAİŞ zihniyetinin aynı olduğunu bu olaylar açıkça ortaya koymuştur.

'DAİŞ sadece siyasi desteği değil, moral desteğini de Türkiye'den alıyor'

Sivillerin ölümüne bu kadar sevinen bir topluluk görülmüş müdür? AKP hükümeti Türkiye'yi sivillerin toplu katledilmesine sevinen bir ülke haline getirmiştir. Toplumun bu hale getirilmesi kadar korkunç bir şey olamaz. Konya ve İstanbul'da katilleri alkışlayan, katliama uğrayanları ıslıklayan bu duruma kendiliğinden gelinmemiştir. Bu durum AKP hükümetinin eseridir. DAİŞ sadece siyasi desteği, maddi imkanları Türkiye'den almıyor; moral desteği de en fazla Türkiye'den almaktadır. Bu açıdan Türkiye'nin DAİŞ'e karşı mücadele edeceğini sanmak büyük bir yanılgıdır. Aynı zihniyette olanlar birbirlerine karşı mücadele edemezler; olsa olsa birbirlerini güçlendirirler.

'AKP geriletilmeden DAİŞ belasını def etmek mümkün değildir'

Paris katliamı gösterdi ki Türkiye sadece Kürtler ve Ortadoğu halkları için değil, tüm dünya için tehlikeli bir politika izlemektedir. Ankara katliamı nasıl ki AKP ortaklığının sonucu gerçekleştiyse, Paris katliamı da Türkiye'nin politikaları sonucu gerçekleşmiştir. Kim bu gerçeği görmezse kafayı kuma gömer ve DAİŞ'e karşı doğru mücadele yürütemez. Artık AKP zihniyeti ve politikası geriletilmeden, kırılmadan DAİŞ belasını def etmek mümkün değildir. Kürt halkının özgürlük güçleri DAİŞ'e darbe üstüne darbe vuruyor ama AKP'nin politikaları nedeniyle DAİŞ beslenmeye devam ediyor. AKP hükümeti tüm dünyaya şantaj yapıyor. Tarihte AKP gibi dünyaya şantaj yapan başka bir siyasi güç görülmemiştir.

'Türkiye'ye karşı tutum almadan DAİŞ'e karşı mücadelede sonuç alınamaz'

Erdoğan ve AKP her zaman 'Terörün dini ve kimliği olmaz' diyor. Tabii ki DAİŞ'in katliamlarını İslam diniyle bağdaştırmak yanlıştır. Hatta DAİŞ İslam'ın imajını kirleten karşıt İslam'dır. DAİŞ İslam karşıtı ve İslam düşmanıdır. Bu doğrudur. Ama DAİŞ'in İslam toplumu ve coğrafyası içinden çıktığı da bir gerçektir. Kuşkusuz sosyal ve tarihsel etkenler vardır. Ancak siyasal olarak DAİŞ'i büyüten ve güçlendiren etkenleri görmek önemlidir. Sorunu sadece toplumsal, tarihsel ve kültürel etkenlere bağlamak yanlıştır. Böyle yaklaşmak, DAİŞ'in insanlık düşmanı karakterini meşrulaştırmak olur. AKP yandaşı basın böyle yapmaktadır. Sadece DAİŞ meşrulaştırılmıyor, DAİŞ'i teşvik etmektedirler.

DAİŞ'i geriletmek için ilk önce bu siyasi desteği ortadan kaldırmak lazım. Yoksa sosyal ve kültürel tedbirler geç sonuç alır. Bu açıdan Türkiye'nin desteğinin kesilmesi şarttır. Bunun için de AKP'nin politikasına karşı durulması gerekir. DAİŞ'e karşı tüm dünya tutum alıyor. Ancak Türkiye'ye karşı tutum almadan DAİŞ'e karşı mücadelede sonuç almak mümkün değildir.

DAİŞ'e karşı mücadelede en başta da yerinde mücadele etmek önemlidir. Bu açıdan YPG/YPJ ve Demokratik Suriye Güçleri'nin DAİŞ'e karşı mücadelesi çok değerlidir. Eğer DAİŞ yenilgiye uğratılacaksa toplumsal desteği olan bu güçler yenilgiye uğratacaktır. Yoksa dışarıdan gelen askeri güçlerin DAİŞ karşısında sonuç alması zordur. Ya da alınacak sonuçlar geçici olur.

'DAİŞ yenilgi sürecine girmiştir'

DAİŞ yenilgi sürecine girmiştir. Yeter ki yanlış politika izlenmesin. YPG ve YPJ'nin de içinde olduğu Demokratik Suriye Güçleri DAİŞ'i yenecek güce sahiptir. Demokratik Suriye Güçleri kısa sürede DAİŞ'i Cerablus'tan atabilirler. Türkiye tarafından destek gelmediği takdirde Rakka da kısa sürede düşürülür. Suriye genelinde Kürtler, Araplar, Dürziler, Süryaniler, Ermeniler, kadınlar, gençler ve diğer topluluklar DAİŞ ve El Nusra'yı Suriye'den rahatlıkla temizlerler. Türkiye engeli ortadan kalktığı an DAİŞ'in sonu gelmiş demektir. Bunu tüm dünya bilmelidir. Bu nedenle uluslararası güçler DAİŞ'in yenilgiye uğratılmasını istiyorlarsa ilk önce Türkiye'yi bu mücadele önünde engel olmaktan çıkarmaları gerekir.

'Türkiye KDP'yi PKK ile çatıştırmak istiyor'

Türkiye sürekli DAİŞ'le mücadele eden güçleri zayıflatma peşindedir. Şimdi de KDP ile PKK'yi karşı karşıya getirmek istemektedir. 1 Kasım seçimlerinden sonra Feridun Sinirlioğlu bu nedenle alelacele Hewlêr'e gönderilmiştir. Türkiye KDP'yi hem Şengal'de PKK ile çatıştırmak istemekte, hem de Rojava üzerinden bu yönlü bir çatışma yaratmayı hedeflemektedir. Böylece DAİŞ'e karşı mücadele eden güçleri zayıflatıp kendi pozisyonunu güçlendirmeyi düşünmektedir. DAİŞ'e karşı en etkili mücadeleyi de HPG/YJA Star ile YPG ve YPJ verdiği için şimdi KDP ile bu güçleri çatıştırarak en büyük müttefiki DAİŞ'i rahatlatmak istemektedir. Kürtler üzerinde kültürel soykırımcı sömürgecilik uygulayan devletler her zaman Kürtler arasında ayrılık ve çatışma yaratmışlardır. Ancak Kürtler bilinçlendi. Tarihlerini iyi öğrendiler. Bu nedenle bu defa Türk devletinin bu oyunları boşa çıkarılacaktır.


Yorum Gönder