Uludere AİHM’de mahkûm olur

15 Ocak 2012 Pazar 11:40

34 köylünün bombalanarak öldürülmesinin AİHS’in ‘yaşam hakkı ihlali’ olduğunu belirten avukat Elçi, “Dava AİHM’e giderse Türkiye kesinlikle mahkûm olûr’ dedi.

Uludere AİHM'de mahkûm olur
Şırnak Uludere’de F-16 savaş uçaklarıyla bombalanan 34 köylünün yaşamını yitirmesi olayının kasıt mı, hata mı tartışmaları sürerken, benzer davalarda Türkiye’yi AİHM’de mahkum eden Avukat Tahir Elçi, olayın AİHS’in 2. maddesini düzenlenen “yaşam hakkı ihlali” olduğunu söyledi. Faillerin, ‘olası kasıt’ olması durumunda müebbet, ‘kasıt’ durumunda ise ölen kişi başına ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılması gerektiğini söyleyen Elçi, olayın şüphelileri olarak görülen askerlerin soruşturmada ve delil toplamada yer almaması gerektiğini belirtti.

Uludere olayının Anayasa’daki yaşam hakkına, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 22. maddesi ile TMK ek 2. maddesindeki düzenlemelere aykırı olduğuna dikkat çeken Elçi, “Dur ihtira yapılmış mıdır? Yaşam hakkının olduğu bir durumda bir kere savaş uçağı kullanılacak araç değildir. Amaç sınırı korumaksa, sınırınızı korursunuz, izlersiniz, geldiklerinde havaya ateş açarsınız. Amacın imha etmek, öldürmek olduğu ortadadır” dedi. Taraf ’a konuşan Elçi, davanın AİHM’e gitmesi durumunda mahkemenin, ‘Mccaan ve Diğerleri- Birleşik Krallık’, ‘AKKUM’, ‘Ölmez ve Türkiye kararları’ ile ‘Makaratzis Yunanistan’ davaları ışığında analiz edeceğini ve kesinlikle ihlal çıkacağını dile getirdi. AİHM’in Uludere Andaç Köyü’nde sigara kaçakçılığı yaparken güvenlik güçleri tarafından öldürülen Hacı Ölmez davasında Kasım 2010’da Türkiye’yi yaşam hakkı ihlalinden mahkûm ettiğini hatırlatan Avukat Elçi, “Mahkeme kararında bir kez daha Mccaan davasına atıf yapmıştır. Türkiye’de kolluk güçlerinin silah kullanma yetkisine ilişkin yasal çerçevesinin yaşam hakkının ihlal eder olduğunu altını çizmiştir” diye konuştu.

Asker soruşturmada olmamalı

AİHM’in verdiği örnek davalarda, yaşam hakkı ihlal edildikten sonra çok etkili, hızlı ve sonuç alıcı bir soruşturmanın kamu makamları tarafından yürütülmesi şartını koyduğunu anımsatan Elçi, askerlerin hiçbir şekilde delil toplama ve soruşturma işlemlerinde yer almaması gerektiğini belirterek, “Hele, hele yaşam hakkı kamu görevlilerinin davranışları sonucu meydana gelmişse devletlerin soruşturma yükümlülüğü daha titiz daha hızlı daha tarafsız soruşturması gerekmektedir” dedi.

34 kez müebbet hapis

Uludere operasyonunun talimatını veren yetkili ve bu talimatı yerine getiren görevliler kimse cumhuriyet savcısının araştırıp hızlı bir şekilde kimliklerini ortaya çıkararak adaletin önüne çıkarılması gerektiğini dile getiren Elçi, şunları söyledi: “TCK’nın 21. maddesinin 2. fıkrasına göre olayda kasıt olmasa bile ‘olası kasıt’ diye düzenleme var. 34 köylünün olayında da kasıt veya olası kasıttan şüphe yok. Uludere olayında kasıt yoksa bile ki bana göre kasıt var, ‘olası kasıt’ vardır. Olay ‘kasıt’sa 34 kez ağırlaştırılmış ‘olası kasıtsa’ 34 kez müebbet hapisle cezalandırılmaları gerekiyor.”

McCann kararı emsal olabilir

AİHM, 1995 tarihli McCann v. Birleşik Krallık kararıyla” ilgili kararında taraf devletleri vatandaşlarına karşı “kanunsuz infazdan uzak durma yükümlülüğü”, “şüpheli ölümleri soruşturma yükümlülüğü” ve “belli hallerde, öngörülebilir hayat kaybını önleme yükümlülüğü”nden sorumlu olduğunu kayıt altına aldı. Başvuru üç IRA (İrlanda Kurtuluş Örgütü) mensubu militanının Cebelitarık’ta bir bomba yerleştirme eylemi arifesinde İngiliz güvenlik güçlerince yakın mesafaden ateş edilerek öldürülmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, 1995’te İngiltere’nin sözleşmenin 2. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.

TARAF

Yorum Gönder