''Kawa'nın dişisi'' : Leyla Qasım

21 Kasım 2013, 02:43
''Kawa'nın dişisi'' : Leyla Qasım
12 Mayıs 1974'te Kürt kadın savaşçı Leyla Qasım Irak Baas rejimi tarafından idam edildi.

Leyla Qasım, 1952 yılında Kerkük’te doğdu. Kürt bir çiftçinin beş çocuğundan biriydi. İlk ve ortaöğrenimini gördükten sonra ailesiyle birlikte Hewler'e göç etti. 1971'de ise Bağdat'a üniversitede sosyolaji eğitimi görmeye başladı. Kısa zaman içinde Kürt öğrenci birliğinin aktif üyelerinden biri oldu. Bağdat Üniversitesi'ndeki Kürt öğrenciler üzerinde belirgin bir etkisi vardı. Leyla, toplumsal eşitlik, kadın hakları ve Kürt sorunu üzerinde yoğunlaşıyordu.

Baas Partisi lideri Abdulrahman Arif,General Hasan El Bekir tarafından devrildiğinde Leyla 16 yaşındaydı. Başkentte estirilen şiddet ikliminden o da nasibini aldı. 1960'ların sonlarında, Kürt bağımsızlığına karşı olarak nitelendirdiği yeni lider Saddam Hüseyin de dahil olmak üzere Baasçıların dehşetini üzerini -bir arkadaşıyla birlikte- bir broşür yazdı. Leyla Qasım, yüzyıllardır köle halinde tutulan ulusunun özgürlüğü için başkaldırı yolunu seçti.

24 Kasım 1974'te, Kürt halkının sesini dünyaya duyurmak amacıyla Leyla Qasım'a,Bağdat Havaalanı'ndan bir uçak kaçırma görevi verildi. Ancak bu eylemde başarılı olamadı ve Leyla Qasım dört arkadaşıyla birlikte 24 Nisan 1974’te kapsamlı bir operasyonu sonucu tutuklandı ve “bölücü” olarak mahkum edildi.

Hapishanedeyken işkence ve insanlıkdışı uygulamalara tabi tutuldu. Ama o asla ihanet etmedi, Kürt özgürlük hareketine daima sadık kaldı. 20 gün süren göstermelik bir mahkeme sonucu Qasım ve dört yoldaşı Jawad HamawandiNariman Fuad Masti,Hassan Hama Raşid ve Azad Sleman Miran 12 Mayıs 1974 tarihinde idam edildi.

Leyla Qasım yargılama sırasında mahkeme hakimine “Beni öldürün fakat şu gerçeği de bilin ki benim öldürülmemle binlerce Kürt uyanacak. Ben Kürdistan’ın özgürlüğü yolunda canımı feda ettiğimden dolayı sevinç ve gurur duymaktayım” dedi. İdam sehpasına giderken Ey Reqib’i okuyordu.

Onun mücadeleci yaşamı Kürdistan dağlarındaki kadın savaşçılar kadar mücadelenin farklı alanlarındaki bütün kadın savaşçılar için de bir ışıktır. 

Kolları arkadan bağlı
Saçlarından sürükleyerek getirdiler Leyla'yı
Söyle dediler
Kimsin, kimdi arkadaşların?
Adım Leyla'dır bayım
Babalarımın adıyla tanınır,
Benim ülkemde insanlar.
Yani anlayacağın
Leyla Kasım'dır adım, soyadım.

Arkadaşlarıma gelince
Çok var tanıdığım, tanımadığım
Olimbia'da Gouges Los, Lovembura
Clara, Cezayirli Cemile ve diğerleri
Bilmem ki hangisini soruyorsunuz?
“Ne diyor bu Krod kaltağı
Gavur isimler sayıyor bana
Tek anladığım Cemile adı”
diye bağırdı ağzı köpürerek

Tanrı dağı kadar Müslüman
Albay, bir rütbeli Saddam uşağı
Bir aşağı bir yukarı
Odada dolaşıyor albay
Aklını başına topla doğrusunu söyle

Kimdi arkadaşların
Biliyorum masumsun sen
Biliyorsun dokunmayız biz masumlara
söyle de kurtul
Kimdi arkadaşların
Niçin “düştün” bu yola
Söyledim isimlerini
Arkadaşlarımın bayım
Bu yola ise “düşmedim”
bu yolda doğdum ben.

Ben Kawa'nın dişisiyim
Amerika'nın Kızılderilisi
Harlem'in zencisiyim bayım
ve Mezrabotan Uygarlığı'nın sahibiyim.
Yatırın dedi kaltağı
Cepler açın vücuduna
Meydan okumak neymiş
Gösterin suna.
Usandı falaka,
Usandı coplar
Usandı işkenceci
Ama usanmadı Leyla
“Kahrolsun sömürgecilik”
“Yaşasın bağımsızlık...”
buydu son sözleri
Ve bayrak gibi
sallandı idam sehpası

Ben Leyla Kasım'ım bayım
Belki siz tanımazsınız beni
Sizden önce bir albay vardı burada
Ölmüş olmalı ve öldü daha niceleri
ama ben çoğaldım bayım.
Türkü türkü yayıldım
Marş oldum peşmergelerin dilinde
Mahkemelerde haykırıyorum
Ve öldükçe çoğalıyorum
Ben bayım!.. 

Yorum Gönder