Demirtaş Avrupa’yı uyardı; “On milyonlarca Kürt kapıya dayanabilir”

12 Nisan 2016 Salı 13:29

HDP Eş Genel Başkanı, AB ve Almanya’yı sığınmacı krizinde ilkesiz politika izlemekle suçladı, “Eğer ülkemizdeki savaşı durduramazsak Türkiye’den on milyonlarca insan, Avrupa’ya göçecek” dedi.

Demirtaş Avrupa'yı uyardı; 'On milyonlarca Kürt kapıya dayanabilir”

HDP Eş Genel Başkanı  Selahattin Demirtaş, AB ve  Almanya’yı sığınmacı krizinde ilkesiz bir politika izlemekle eleştirerek, “Savaş politikaları sorgulanmadan, eleştirilmeden, göçmen meselesi, mülteci meselesi asla tartışılamaz, sağlıklı tartışılamaz.” dedi.

Demirtaş şöyle devam etti:

“Şu ilkesiz yaklaşım ve anlaşmalar, bir müddet sonra  Türkiye’de yeni kaosların, belki de yeni çatışmaların tetiklenmesine yol açacaktır, bizim kaygımız bu, korkumuz bu. Eğer biz ülkemizde çatışmayı, savaşı durduramaz, demokrasi ve hukuku egemen kılamazsak Avrupa şu anda belki  Suriye’den,  Afganistan’dan ya da  Kuzey Afrika’dan gelen göçmenlerle baş etmeye çalışırken, bir bakacaksınız ki  Türkiye’den on milyonlarca insan,  Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı  Avrupa’ya göç etmek isteyecek belki,  Türkiye’deki istikrarsızlıktan kaynaklı olarak. Bunun tek sorumlusu değil belki ama sorumlularından biri de Avrupalı hükümetler olacak, zamanında barış için müdahil olmamakla, zamanında etkili bir müdahale ve eleştiri geliştirememekle buna yol açmış olacaktır.”

Selahattin Demirtaş’ın konuşmasından bazı satır başları;

Evet Türk hükümetiyle, AKP hükümetiyle veya Sayın Erdoğan ile elbette ki görüşmeler yapılmalı,  Türkiye ile işbirliği yapılmalı. Bu konuda hiç tereddüt yok.  Türkiye gibi önemli bir ülkenin, bir geçiş ülkesinin, AB aday ülkesinin, müzakerelerin yürütüldüğü bir ülkenin, bu görüşmeler ve işbirliğinin dışında tutulması doğru olmaz zaten. Fakat önemli olan bu ilişkinin hangi ilkeler üzerine kurulduğudur. Burada da sıkıntı görüyoruz.
Savaş politikaları sorgulanmadan, eleştirilmeden, göçmen meselesi, mülteci meselesi asla tartışılamaz, sağlıklı tartışılamaz. Bu konuda kendi hükümetimizi de eleştiriyoruz, Alman hükümetini de eleştiriyoruz, AB’nin bu konudaki ilkesiz yaklaşımını da eleştiriyoruz.

İlkesiz yaklaşım ve anlaşmalar, bir müddet sonra  Türkiye’de yeni kaosların, belki de yeni çatışmaların tetiklenmesine yol açacaktır, bizim kaygımız bu, korkumuz bu. Eğer biz ülkemizde çatışmayı, savaşı durduramaz, demokrasi ve hukuku egemen kılamazsak  Avrupa şu anda belki  Suriye’den,  Afganistan’dan ya da  Kuzey Afrika’dan gelen göçmenlerle baş etmeye çalışırken, bir bakacaksınız ki  Türkiye’den on milyonlarca insan,  Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı  Avrupa’ya göç etmek isteyecek belki,  Türkiye’deki istikrarsızlıktan kaynaklı olarak. Bunun tek sorumlusu değil belki ama sorumlularından biri de Avrupalı hükümetler olacak, zamanında barış için müdahil olmamakla, zamanında etkili bir müdahale ve eleştiri geliştirememekle buna yol açmış olacaktır.

AB’nin lokomotif ülkesi  Almanya’nın bu konuda tek bir cümle henüz kurmamış olması, herhalde eleştirilmesi gereken bir durumdur. Tarafların bir an önce silahlı yöntemlerden vazgeçip yeniden müzakere görüşme, diyalog masasına, barış sürecine dönmesini teşvik etmek herhalde içişlerine müdahale değildir. Bu konuda cesur davranmak, tarafları barışa zorlamak, herhalde şiddete, teröre destek değildir. Barış konusunda daha cesur olmasını biz bekliyoruz.  Almanya’nın da, AB’nin de kurumsal olarak bu konuda daha teşvik edici, barış isteyenleri cesaretlendirici bir tutum almasını bekliyoruz.


Yorum Gönder