Cumhuriyet’in dört ayaklı kurbanı Foks

25 Mart 2012 Pazar 00:51

ATATÜRK’ÜN dizinin dibinden ayrılamayan cumhuriyetin hiç konuşmamış en yakın tanığı Foks. Atatürk’ü ısırınca “sahibini ısıran köpek bir daha iflah olmaz” diye iğneyle uyutulmuştu. Tabii, söylenenlerin aksine Atatürk’ün izniyle. Taraf Gazetesi Yazarı Yıldıray Oğur'dan keyifli ve ilginç bir yazı daha...

Cumhuriyet'in dört ayaklı kurbanı Foks

Şapka Devrimi ilan edilirken Atatürk’ün yanı başındaydı, Latife Hanım’ı Çankaya Köşkü’nde ev sahibi olarak da o karşıladı. Yurt gezilerinde, meşhur sofralarda, diplomatik ve siyasi görüşmelerde Atatürk’le birlikteydi, bütün kalabalıklar çekildiğinde, herkes gittiğinde Atatürk’ün yanında yine o kaldı. Karısı dışında kimse Atatürk’e onun kadar yaklaşamadı. Kitap okurken, uyurken ayaklarının dibindeydi. Atatürk’ün Çankaya Köşkü’nde yalnız geçen yıllarının tek vefalı dostuydu.

Anılarını yazabilseydi yer yerinden oynardı. Maalesef anıları yok. Gözleri herkesten daha çok şey gören, kulakları herkesten çok şey duyan Cumhuriyet’in ilk yıllarının bu en önemli tanığı hakkında o yüzden çok az şey biliyoruz.

 

Foks ( ya da Fox) bir Alman pointeri. Yani bir avcı köpeği. Hangi tarihler arasında Atatürk’ün yanında yaşadığıyla ilgili o kadar az şey biliyoruz ki, onu, Atatürk’ün Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’ndeyken kapısında nöbet tutan ilk köpeği Alp, Kurtuluş Savaşı sırasında esir düşen bir Yunan generalle birlikte esir düşerek Atatürk’ün yanına gelen yine bir av köpeği olan Alber ile zaman zaman karıştırıyoruz.

 

Ama Foks’un Atatürk’un en meşhur köpeği olduğuna şüphe yok. İngilizce tilki demek olan adının nereden geldiği bilinmiyor. Muhtemelen kurnazlığı buna sebep. Belki de adını ilk sahibi böyle koymuştur. Çünkü Foks’un ilk sahibi Atatürk değildi. Atatürk köpeği neredeyse kamulaştırmıştı.

 

Atatürk’ün uşağı Cemal Granda o günü şöyle anlatır:
Atatürk’ün Foks adında bir köpeği daha vardı. Yalova’da banyolarda seyyar fotoğrafçılık yapan Hasan Efendi’den 50 liraya satın almıştı. O zaman 50 lira oldukça önemli bir paraydı.
Atatürk, bir sabah gezintisinde, seyyar fotoğrafçının sehpasının ayakları arasında yatan köpeği görünce sordu :
- Bu köpek senin mi ?
Fotoğrafçı birden ne yapacağını şaşırdı. Sonra toparlanarak,
- Evet paşam, diye karşılık verdi.
- Çok güzel bir şey.
- Çok beğendiyseniz size hediye edeyim paşam.

Yazının Devamı: 
http://www.hinishaber.net/cumhuriyetin-dort-ayakli-magduru-makale,1141.html

Yorum Gönder