Devletin önünde ceketini iliklediği düşünür

28 Aralık 2011 Çarşamba 10:30

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı ve şair-yazar Sezai Karakoç, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerinden edebiyat dalındakine layık görüldü. Fakat törenleri ve gösterişi sevmeyen kişiliğiyle tutarlı duruşa sahip Karakoç, köşk'teki ödül törenine katılmadı. Peki, Karakoç kimdir? Ayrıntılar...

Devletin önünde ceketini iliklediği düşünür
Star gazetesi yazarı Fehmi Koru'nun "Sezai Karakoç: Devletin önünde ceketini iliklediği düşünür..." başlığıyla yayımlanan (24 Aralık 2011) yazısı şöyle:

Sezai Karakoç: Devletin önünde ceketini iliklediği düşünür...

Önümüzdeki pazartesi önemli bir gün. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nden edebiyat dalında olanı Sezai Karakoç’a verilmişti; o gün Çankaya Köşkü’nde yapılacak törenle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ödülünü Sezai Karakoç’a (veya bir yakınına) sunacak...

Sezai Karakoç’a ödülü ‘edebiyat’ dalında verildi; şairliği, öykü, roman ve deneme yazarlığı ‘birinci sınıf’ bir edip o ve ödülü pek çok yönden hak ediyor. Ancak daha da önemlisi, onun tarih, din, toplumsal konularda da kalem oynatan bir fikir adamı oluşu. Sezai Karakoç benzeriyle başka ülkelerde pek az karşılaşılan, bizde ise neredeyse hiç rastlanmayan tam bir ‘düşünür’dür...

‘Diriliş’ adıyla kendine özel bir düşünce akımı ve eser vermelerini özendirdiği nitelikli takipçileri vardır. Pek çok yazar ve edebiyatçı, itiraf etmeseler bile, onun velut kaleminden derinden etkilenmişlerdir.

Kendi hesabıma ben, önümde parlak bir ‘ışık’ olarak gördüğüm Sezai Karakoç’un varlığına ve eserlerine güvenerek yazı hayatına girme cesareti gösterebildim. Zihin dünyamın oluşmasında, konuları ele alıp değerlendirmelerimde, tahlillerimde en büyük etki, Sezai Karakoç’un önemli temsilcilerinden olduğu ‘Büyük Doğu-Diriliş’ çizgisine aittir.

Yerel bir sestir Sezai Karakoç; hem edebi eserlerinde hem de fikir yazılarında içinden çıktığı toprağın bütün özelliklerini görürüz. Ancak sadece bu topraklarla sınırlı değildir ilgisi; bir zamanlar insanları büyük çapta birlikte yaşamış daha geniş bir coğrafyanın dertleri kendisinin de derdidir. Bunu yaparken Batı’yı da ilgisinden mahrum etmez; tam tersine, evrensel ölçülere vurulduğunda da kendisini ‘birinci sınıf’ ve benzersiz kılan özellikleri arasında Batı’yı iyi bilmesi ve yakından izlemesi mutlaka sayılmalıdır...

Düşünürdür, ama yalnız düşünmekle ve düşündüklerini edebiyatın her dalında ifade etmekle yetinmez Sezai Karakoç, düşüncelerini mutlaka eyleme de döker, güncel gelişmelerle adeta sınar... Ülkemizde tanık olunan gelişmeler kadar dünyanın dört bir tarafında yaşanan olaylarla ilgili koyduğu teşhisler, öngörü ve beklentileriyle gerçekler arasındaki örtüşme şaşırtıcıdır.

Kimseler sözünü etmezken dillendirdikleri, ele almazken yazdıkları, gündeme taşıdıkları, sonradan başkaları tarafından da tekrarlanmıştır.

‘Yüce Diriliş Partisi’ adını taşıyan siyasi oluşumun da genel başkanıdır Sezai Karakoç. Şiirleri, öyküleri, denemeleri ve romanlarıyla aydın bir kitleye ilettiği mesajları siyasetin diline dönüştürerek daha geniş kitleleri aydınlatmanın yolu olarak kullanmaktadır partiyi...

Cumhurbaşkanlığı’nın ‘devlet’ adına vermeyi kararlaştırdığı ödül, onun pek çok nesle yaptığı her alandaki önderliğin takdir edildiğinin nişanesidir. Böyle bir ödülün devlet adına kendisine veriliyor olması, değişen ve yenilenen Türkiye’nin harcında Sezai Karakoç’un büyük payı bulunduğunun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ödül jürisinin yetkin üyeleri tarafından teslimidir. Devlet, bu ödülle, onun edebiyatçı ve düşünür kişiliği karşısında önünü iliklemektedir. 

Devlet adına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü büyük şair ve düşünüre ödülünü sunarken görmek bile törende hazır bulunmaya değer. (STAR)

Sezai Karakoç kimdir?

Doğum 22 Ocak 1933 (78 yaşında)

Ergani, Diyarbakır

Meslek Şair, yazar, mütefekkir ve siyasetçi

Önemli ödülleri T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü

Hayatı

Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam eden Sezai Karakoç, ilkokulu 1944'de Ergani'de bitirdi.

Daha sonra Maraş Orta Okuluna parasız yatılı olarak kayıt oldu. 1947'de burayı bitirerek Gaziantep'te yine parasız yatılı lise öğrenimine başladı. Gaziantep Lisesi'nden 1950’de mezun edildi.

Felsefe okumak istediği için İstanbul'a gitti. Babasının isteği İlahiyat Fakültesiydi. Kendi parasıyla okuyamayacağını anlayınca, o zaman parasız yatılı kısmı bulunan Siyasal Bilgiler Fakültesi sınavına girdi.

Sınav sonuçlarını beklerken de Felsefe bölümüne kayıt yaptırır; şayet sınavı kazanmazsa felsefe tahsili yapacaktır.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin mali şubesinden mezuniyetle tamamladı. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığı’nda Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi Bölümüne atandı.

Daha sonra Maliye müfettişliği sınavına girer ve kazanarak ve 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başlar.

1959 yılında İstanbul'da Gelirler Kontrolörüdür. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesinde görevlendirilirse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döner.

Görevi icabı Anadolu'yu çok gezer ve birçok il, ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı bulur. 1960 - 1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul’daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973’ten bu yana da hiçbir resmi görev almadı.

İstanbul'da Diriliş Yayınları ve Diriliş Dergisi'ni kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisi'ni kurdu. Yedi yıl Partinin Genel Başkanlığını yürüttü.

Ancak parti 19 Mart 1997'de 2 genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında kültür bakanlığı özel ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı.

2007 yılında Yüce Diriliş Partisi'ni kurdu ve halen partinin genel başkanlık görevini yürütmektedir. 2007 yılının Nisan ayından beri her cumartesi akşamı, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığı'nda değerlendirme konuşmaları yapmaktadır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmaktadır.

Şiir sanatı

Karakoç şiirle ilgili görüşlerini yazmaya başladığı dönemlerden itibaren şiir anlayışını da yazmıştır.

Bu konudaki düşüncelerini Edebiyat Yazıları adını verdiği 3 kitapta toplayan Karakoç'un şiirimizde son derece özgün bir yeri vardır. Onun şiiri metafizik bir şiirdir.

Türk şiiri geleneksel yapısı itibariyle aslında metafizik bir şiirdir. Ancak bu özellik Tanzimat'tan sonra değişir. Sadece A.Hamit'te metafizik bir ürperti söz konusu olur.

Onunla tekrar başlayan bu anlayış cumhuriyet'in ilk yıllarında Necip Fazıl Kısakürek'te ve Ahmet Kutsi Tecer'de kendini gösterir.

Bunlardan başka Yahya Kemal ve Asaf Halet Çelebi'de de metafizik anlayış görülür. Fakat bu metafizik unsurlar adı geçen hiçbir şairin şiir anlayışını açıklamaz, anlatmaz.

YTÜ Öğretim Görevlisi Yard.Doç. Dr. Ali Yıldız'ın tespitiyle Türk şiirini metafizik bir esasa oturtan şair Sezai Karakoç'tur.

Sezai Karakoç bunu modern şiirin diliyle yapmıştır.O, Batı edebiyatını da iyi incelemiş bir şairdir. Modern sanattaki soyutlamanın İslam anlayışına uygun olduğu düşüncesindedir ve şiirlerini bu yönde geliştirmiştir.

Edebiyat Yazıları I'deki ilk yazı metafizik ile ilgilidir. Bu, hangi kavramlara önem verdiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Karakoç geleneksel şiire de yaklaşır, ancak dili farklıdır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır.

Poetikasını anlattığı ikinci yazı Soyutlama ile ilgilidir. Nitekim modern sanat genel anlamda soyutlamaya dayanır. Ona göre şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırakmış olur, tamamlanması için şairin tekrar somutlaştırması yani soyutlaştırdığı şeyi tekrar yeni bir bağlama oturtması gerekir.

Bunu da Diriliş kavramına bağlar.
Sezai Karakoç, şairin genel çizgilerini, pergünt üçgeni dediği üç ilkeyle anlatır. Peer Gynt, Norveçli yazar Henrik İBSEN (1828-1906)’in en ünlü oyunlarından biridir. Karakoç, Pergünt’ün, hayatında bu ilkeleri yaşadığını belirtir ve bu ilkeleri şiire tatbik eder: Şair, Kendi Kendisi Olmalı: “Şairin kendi kendisi olabilmesinin biricik yolu, değişmek, başkalaşmaktır.”

Şair, Kendine Yetmeli: "Eserinin tohumunu ve geliştirecek iklimini, şairin kendi varlığından alması anlamına gelir yeterlilik ilkesi. Yâni fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli."

Şair, Kendinden Memnun Olmalı: "Eser´in şairini sevinçle titretmesi demek bu. Şair, eserini sevmeli. Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı. Beğenmediği davranışlarını gücendirmeden ona anlatmalı onu kendini düzeltmeğe kandırmalı ve bunu da inandırmalı ona. "Beni andırıyor, ah, beni o" demeli."

Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci değil “yaşatma sevinci”dir.

Eserleri

Şiir

ŞİİRLER I Hızırla Kırk Saat
ŞİİRLER II Taha'nın Kitabı/Gül Muştusu
ŞİİRLER III Körfez/Şahdamar/Sesler
ŞİİRLER IV Zamana Adanmış Sözler
ŞİİRLER V Ayinler /Çeşmeler
ŞİİRLER VI Leylâ ile Mecnun
ŞİİRLER VII Ateş Dansı
ŞİİRLER VIII Alın Yazısı Saati
ŞİİRLER IX Monna Rosa(Aşk Ve Çileler)
ŞİİRLER X Monna Rosa(Ölüm ve Çerçeveler)
ŞİİRLER XI Monna Rosa(Pişmanlık ve Çileler)
ŞİİRLER XII Ve Monna Rosa
ŞİİRLER XIII Karayılan
GÜN DOĞMADAN Şiirlerin Toplu Basımı

Çeviri Şiir

Batı Şiirlerinden
İslâmın Şiir Anıtlarından
islam anlatması

Deneme

Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir
Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı.........
Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar
Düşünce
Ruhun Dirilişi
Kıyamet Aşısı
Çağ ve İlham I-II-III-IV
İnsanlığın Dirilişi
Diriliş Neslinin Âmentüsü
Yitik Cennet
Makamda
İslâmın Dirilişi
Gündönümü
Diriliş Muştusu
İslâm
İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü
Düşünceler I-II
Dirilişin Çevresinde
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II
Unutuş ve Hatırlayış
Varolma Savaşı
Çağdaş Batı Düşüncesinden
Çıkış Yolu I-II-III
İnceleme
Yunus Emre
Mehmed Âkif
Mevlâna
Piyes
Piyesler I
Armağan
Hikaye
HİKÂYELER I Meydan Ortaya Çıktığında
HİKÂYELER II Portreler
Günlük yazılar
Farklar
Sütun
Sûr
Gün Saati
Gür

Yorum Gönder