Esed ya kaçacak ya ölecek

20 Temmuz 2012 Cuma 02:17

Şam’daki son saldırı Suriye’deki savaşı yeni bir boyuta taşıdı. Ortadoğu uzmanlarına göre artık yolun sonuna gelen Esed ya kaçacak, ya ölecek...

Esed ya kaçacak ya ölecek
Ortadoğu uzmanı gazeteciler Savunma Bakanı Davud Raciha ile yardımcısı ve aynı zamanda Suriye lideri Beşşar Esed’in eniştesi olan Asıf Şevket’in öldüğü Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına düzenlenen bombalı saldırının “sonun başlangıcı” olduğu konusunda birleşiyor. Artık Esed’in iktidarda tutunamayacağının kesin olduğu ve yönetiminin diplomatik yollardan ziyade silahla devrileceği yorumları ağır basıyor. Yanıt bekleyen büyük iki soru ise rejimin güçlenen muhaliflere karşı daha ne kadar direnebileceği ve Esed’in kaçıp kaçmayacağı. Bu konuda deneyimlerine dayanarak tahmin yürütmeye çalışan çoğu yorumcuya göre Suriye’deki çatışma Libya’ya nazaran daha sancılı bir şekilde noktalanacak...

Fisk: Esed kaçmayacak

Independent gazetesinin Ortadoğu uzmanı yazarı Robert Fisk, Esed’in Suriye’yi terk etmeyeceğini düşünüyor: Saldırı planlamak zaman alır, ama bu olağanüstü bir boyuttaydı, tıpkı Suriye’deki akan kan gibi. (...) Peki şimdi Beşşar ne yapabilir? Geçenlerde Suriyeli bir dostum bana şu ilginç soruyu yöneltti: “Farz edelim Esed kaçmaya karar verdi. Alevi bir albay tarafından havaalanına götürülecek. Albay onun gitmesine müsaade eder mi? Kuşkuluyum.” Dolayısıyla iki iç karartıcı tahmin yapacağım. Evet, Esed düşündüğümüzden daha uzun süre direnebilir. Ve de kaçmayacak. Yani sonuç: Gidiyor ama daha gitmedi.

Ignatius: Libya’dan kanlı bir son

Washington Post’un kıdemli savunma uzmanı köşe yazarı David Ignatius, ABD yönetiminden aldığı bilgilerle ülkedeki durumun Libya’dan daha karmaşık olduğunu anlattı: Bir ABD yetkilisi Suriye’yi, Vahşi Batı’nın Levanten versiyonu olarak tasvir etti. Esed’in güçleri ülkenin çoğunluğunda kontrolü kaybetti ve bir ABD’li yetkili bu durumu, ABD isyanla mücadele doktrininin sloganıyla yorumladı: “Temizlediklerini tutamıyorlar.” Suriye’nin büyük kısmı bir yorumcunun dediği gibi “Muhalefetistan”a dönüştü. Bu kaotik ortamda “tüm istihbarat servisleri kumar oynayarak” muhalefetin yapısını anlamaya çalışıyor. Suriye’deki son, Libya’da yaşanana kıyasla çok daha kanlı ve istikrarsız olacağa benziyor.

Coll: Ya kaçış ya ölüm

Pulitzer ödüllü gazeteci Steven Coll, The New Yorker için kaleme aldığı yorumunda Esed’i büyük ihtimalle Kaddafi benzeri bir sonun beklediğini yazdı: Esed artık bitti. Anlaşılan bundan sonra yanıtlanmayı bekleyen tek şey Esed’in öldürülmesi veya kaçması için ne kadar zamanın kaldığı, savaşın Esed sonrası iktidar mücadelesine dönüşmeden önce daha kaç Suriyeli sivilin öleceği. (...) Esed’in, savaş kurbanlarının arasında yerini alacağı olası görünüyor, kendi saflarındaki bir darbecinin elinden veya Kaddafi’nin ölümünde olduğu gibi bir muhalif saldırı sonucunda. Esed’in sürgüne kaçması da akla yatkın, belki Moskova dışında bir “datça”ya (...).

Yapı, nüfus veya kaynaklar açısından bakıldığında Esed ve korku duyulan güvenlik teşkilatı hep savaşta zayıf taraftı. (...) Kamuoyunun da muhalif tarafa ve Esed’e karşı olmasından dolayı, Suriye’nin müttefikleri örneğin bir Türkiye’nin yaptığı gibi savaşa doğrudan karışma riskini göze alamadı. Türkiye muhalifleri barındırdı, siyasi muhalefeti besledi ve mültecilere sığınak verdi, ama bunun için uluslararası yaptırım olmadı. Rusya ise birkaç Suriye helikopteri onardı diye bir dolu eleştiri aldı.

Perrin: Saddam sonrası gibi

Yılların gazetecisi Jean-Pierre Perrin ise Liberation’a Suriye’de çatışma sonrası görüntünün Saddam sonrası Irak’ı andıracağını belirtti: “Saddam Hüseyin gibi bir sonuç olabilir. Rejim değiştiğinde, Esed’in ailesi mücadeleyi sürdürecek imkânlara sahip olmayacak gibi görünüyor, çünkü Alevi azınlığı çok güçlü değil. Beşşar kaçmak, tutuklanmak veya ölüm arasında bir seçim yapacak. Eğer sarayında sonuna kadar direnirse ölür. Ancak her şeye hazır olduğunu gösterdi. Bu yüzden bazı Batı ve Arap ülkeleri füze kullanmasından, komşu ülkelerde sorun çıkartmasından veya kimyasal silahlarını kullanmasından endişe duyuyor. Rus komandoların da kimyasal silahları ele geçirmek için Tartus üslerine geldiği söyleniyor. Moskova’nın İsrail’e verdiği bir söz doğrultusunda...

Chulov: Misilleme kaçınılmaz

Guardian’ın Suriye’deki durumu yerinden izleyen Ortadoğu muhabiri Martin Chulov ise Suriye’nin misillemede bulunabileceği uyarısı yaptı: Korku unsurunun ortadan kalkıp kalkmadığı belirleyici olacak. Muhalefet, rejimin içinde hâlâ tereddüt eden isimleri saflarına katılmaları yönünde yüreklendirdi mi? Rejimin hâlâ şiddeti olağanüstü bir baskıyla bastırmak için gerekli kapasitesi var mı? Acaba aynı sadakatı ortaya koyup yine aynı korkuyu yayabilecek yeni bir lider kadrosuna sahip mi? Çarşamba günkü çalkantılı olaylara rağmen, muhalefetin istek listesindeki ana maddeler –saf değiştirmeler ve silah yardımları– şu noktaya kadar onlara bir üstünlük kazandırmadı. Rejimin karşı saldırısı kaçınılmaz gibi görünüyor.

Esed nerede muamması

Ulusal güvenlik toplantısının gerçekleştirildiği binayı hedef alan ve Suriye lideri Beşşar Esed’in Savunma Bakanı Yardımcısı görevindeki eniştesinin de yaşamını yitirdiği bombalı saldırının ardından herkes Esed’in hâlâ Şam’da mı, yoksa kaçtı mı merak ediyor. Suriye devlet televizyonu, Esed’in yaralandığı söylentilerine son vermek için yeni Savunma Bakanı Fahad Cassim El Freij’in devir teslim töreninde çekilen görüntülerini yayınladı. Ancak muhalif kaynaklar ve Batılı diplomatlar ise Esed’in saldırının ardından Lazkiye’deki yazlık sarayına sığındığını belirtiyor.

Esed’in eşi Esma Esed’in ise üç çocuğuyla Moskova’ya kaçtığı öne sürülüyordu. Suriye’nin Moskova Büyükelçisi Riyad Haddad dün “Esma Esed Rusya’da değil, Şam’da eşinin yanında” şeklinde bir açıklama yaptı. Rusya Devlet Başkanı Putin’in yardımcıları ise, Rus liderin, Obama ile telefon görüşmesinde de, Başbakan Erdoğan ile toplantısında da Esed’in sürgünüyle ilgili konuşulmadığını söyledi.

Taraf

Yorum Gönder