Şeyh Said'in Naaşı İçkale'de mi?

26 Ocak 2012 Perşembe 23:47

Şeyh Said'in naaşının Diyarbakır İçkale'deki Jitem Merkezinde olma ihtimaline karşı savcılığa başvuru yapıldı.

Şeyh Said'in Naaşı İçkale'de mi?
Diyarbakır Saraykapı semtinde bulunan ve tarihi İçkale olarak bilinen bölgede, yıllarca Jitem Merkezi olarak da kullanılan bina ve çevresinde, Kültür Bakanlığının restorasyon çalışmaları sırasında insan kemikleri ve kafataslarının bulunması üzerine, Diyarbakır Savcılığı olaya el atarken, siyasi çevreler ve halk, değişik ihtimalleri dile getirmeye başladı. 

Bu tartışmalardan biri de, bu mekanda bulunan ceset ve kafataslarının; 1925 yılında Piran'da patlak veren ve önderliğini Kürdistan Azadi Örgütünün lideri Şeyh Said Efendinin yaptığı ayaklanma neticesinde, zamanın Diyarbakır İstiklal Mahkemesi tarafından idamına karar verilen ve 46 arkadaşıyla asılarak Şehid Edilen Şeyh Said Efendi ve arkadaşlarına ait olabileceği yönündedir.

Şeyh Said'in oğlu Ali Rıza Efendinin oğlu olan Diyadin Fırat adına Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru hazırlığı yapan ve yarın(27 Ocak) dilekçeyi savcılığa vereceği öğrenilen, Diyarbakır Barosu Avukatlarından Sıdkı Zilan, başvuru dilekçesinde bu ihtimali dile getirdi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben yazılan dilekçenin ilgili kısmında şöyle denildi:

"Kürdistan Azadi'' Hareketinin siyasi önderi ve müvekkilin öz dedesi Şeyh Said Efendi ve 46 arkadaşı: 1925 yılının 28 Haziran'ını 29 Haziran'a bağlayan gece İstiklal Mahkemesi'nin haksız ve hukuka aykırı kararıyla asılarak şehid edildikleri sabittir."

Malumunuz, Diyarbakır Saray Kapı'da (İÇKALE) bulunan ve Cumhuriyet dönemi boyunca kesintisiz bir şekilde devletin tasarrufu ve denetimi altında bulunan ve bir dönem JİTEM Merkezi olarak da kullanılan Jandarma Karakolu'nun içinde ve çevresinde yapılan kazılarda, insanlar ait onlarca kafatası ve kemik parçaları bulundu ve kazılar halen devam etmektedir.

Bu kafatası ve kemiklerin 1925 yılında asılarak şehid edilen Şeyh Said ve arkadaşlarına ait olabileceği yönünde bazı duyumlar almış bulunmaktayız. En azından böyle bir ihtimal vardır. Haliyle Şeyh Said Efendi açısından da bu olayın soruşturulması ve Şeyh Said'in öz torunu müvekkil Diyadin FIRAT veya Şeyh Sait Efendinin yaşayan tek oğlu olan ve Erzurum İli Hınıs İlçesi Kolhisar Mahallesinde yaşayan ve tanınan Şeyh Ahmed Fırat'tan gerekli DNA örnekleri alınarak gerekli karşılaştırmaların yapılmasını, bilirkişi raporlarının alınmasını talep etme lüzumu hasıl olmuştur."

RESMİ BAŞVURU YAPILDI

Diyarbakır Saraykapı semtinde bulunan eski Jitem Merkezi'ndeki kazılarlarda onlarca insan kafatası ve kemiklerine rastlanması neticesinde; kayıp yakınlarının savcılara müracaatları sürerken, Şeyh Said ve dava arkadaşları için de resmi müracaat bugün yapıldı. 

Geçen hafta, dosyaya bakan savcının hazır olmaması nedeniyle işleme konulmayan dilekçe, bugün yetkili Cumhuriyet Savcısı'na tevdi edildi. 

Şeyh Said'in torunu Diyadin Fırat (Ali Rıza Efendinin oğlu) adına müracatta bulunan Diyarbakır Barosu Avukatlarından Sıdkı Zilan, Haber Diyarbakır'a yaptığı açıklamada; Şeyh Said Efendi 46 arkadaşının medfun olduğu yerin Saraykapı-İçkale olmadığını, ihtimale binaen böyle bir müracatta bulunduklarını söyledi. 

Şeyh Said ve dava arkadaşları olan 46 şehidin medfun olduğu yerin; Dağkapı'daki Ordu Evinin karşısında bulunan Hastane, Okul ve askeri birim arasındaki bölge olduğunu, bunun tevatürle sabit olduğunu belirten Av. Sıdkı Zilan, bu kazılar nedeniyle gündeme gelen binlerce infazın yanı sıra, Şeyh Said Efendi ve dava rakadaşlarının mezar yerlerinin de araştırılmasını, gerekli olan kazılar yapılmasını, halk arasında bahsi geçen ve neredeyse kesin olan mezkur yerin de kazılması gerektiğini söyledi.

Önümüzdeki günlerde, buna ilişkin müracaatların da yapılacağını ancak medya ve kamuoyu desteğinin de önemli olduğunu dile getirdi. Daha önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve İçişleri Bakanlığına müracatta bulunduklarını, her iki kurumdan da olumlu bir cevap alamadıklarını dile getirerek, "Bu aşamada bir netice alınması gerekir, aksi halde Kürdistan ve bilumum Türkiye kamuoyunun bu işin takipçisi olması lazımdır. Çünkü, Şeyh Said hem bir Kürdistani şahsiyet hem de bir İslami-Nakşi tarikati önderidir" dedi.

Lezgin Gözen / HABER DİYARBAKIR

Yorum Gönder