Türkiye'nin hakikatle imtihanı

27 Kasım 2011 Pazar 21:56

Başbakan Erdoğan'ın Dersim katliamı için devlet adına özür dilemesi, bugüne dek 41 ülkede kurulan 'hakikat komisyonu' için umut yarattı.

Türkiye'nin hakikatle imtihanı
Türkiye’de, son 30 yıldaki işkence, faili meçhul, kayıp, toplu infaz, zorunlu göç gibi insan hakları ihlallerinin yanı sıra darbeler, geçmişte azınlıklara yapılanlar da hesaba katıldığında oldukça zengin bir külliyat mevcut. Üstelik devlet bir kez bile özür dilemiş değil. Bu nedenle Radikal’in Dersim katliamı ile ilgili yazı dizisinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın özür açıklaması insan hakları savunucularında yeni bir umut doğurdu: Hakikat komisyonları. 

Türkiye'nin hakikatle imtihanıDünyadaki örneklere bakıldığında hakikat komisyonlarının savaş ya da iç savaş sonrası veya otoriter yönetimden demokrasiye geçiş dönemlerinde kurulduğu görülüyor. Tek bir olayı değil, bir zaman diliminde gerçekleşen kötü muamele ve hak ihlallerini soruşturan komisyonlar hukuken kısmi bağımsızlığa sahip olarak çalışıyor. İfade alıyor, halka açık oturumlar düzenleme yöntemleriyle belli bir dönemde olanları araştırıyorlar. Sonuç ve tavsiyeleri içeren bir rapor hazırladıkları zaman da görevlerini tamamlamış oluyorlar. Yönetimler, bu raporları bazen reddediyor, bazen görmezden geliyor, bazen de cesaretle üzerine gidiyor. 

Türkiye’de ise hakikat komisyonlarının kurulması için gösterilen çaba son derece sınırlı. Ocak 2011’de CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve geçen hafta İHD Yönetim Kurulu açıklaması en kayda değer çıkışlar. Yine 15-16 Ekim 2011’de ‘Hakikat Komisyonları: Dünya Deneyimleri ve Türkiye’ toplantısıyla ABD, Güney Afrika, Peru, Sırbistan ve Türkiyeli uzmanların sunumlar gerçekleştirdiği toplantıyı düzenleyen ‘Hakikat, Adalet ve Hafıza Çalışmaları Merkezi’ de konunun sıkı takipçisi.

Sorularla hakikat komisyonları

Kaç ülkede kuruldu? 
Dünya genelinde Şili’den Ruanda, Doğu Timor ve Fas’a kadar geçmişinde acılar yaşamış 41 ülkede hakikat komisyonları kuruldu. Arjantin’de, halka açık oturumlarda yüzleşme; affetme yetkisiyle bir nevi uzlaşma öneren Güney Afrika, devletin ve gerilla örgütlerinin çok cinayet işlediği Peru ile gelişmiş ülke olması açısından Kanada, komisyonların ülke özelliklerine göre şekillenebileceğini de gösterdi. 

Bir ülke ne zaman hazırdır? 
BM tarafından hazırlanan ‘Çatışma Sonrası Toplumlarda Hukukun Üstünlüğünü Sağlama Araçları: Hakikat Komisyonları’ başlıklı çalışmada komisyona hazır bir ülke üç şartla tarif ediliyor: 
Geçmişteki hak ihlallerinin araştırılmasına izin verecek, hatta mümkünse bu araştırmayı destekleyecek bir siyasi iradenin varlığı.
Silahlı çatışma, savaş ya da baskıcı uygulamaların sona ermiş olması.
Mağdur ve tanıkların istekli olmaları. 

Ekonomik maliyeti ne? 
Yine aynı çalışmaya göre bir hakikat komisyonunun bütçesi, genellikle 5 milyon doların üzerinde. Kolaylıkla 12 milyon doları bulabiliyor. Bazı komisyonlar tamamen ulusal hükümetler tarafından finanse edilseler de çoğu, ihtiyaç duyulan mali desteğin büyük kısmı için uluslararası topluluğa yönelmek durumunda.

Komisyonlar ne işe yaradı?
Peru eski Devlet Başkanı Fujimori, kayıplar, toplu infazlar, keyfi gözaltıların mimarı olduğu gerekçesiyle 2009’da 25 yıl hapis cezası aldı.
Arjantin’de, ‘Kayıplar Üzerine Ulusal Komisyon’, 8960 kayıbın ve 365 yasadışı gözaltı merkezinin bilgilerine ulaştı.
Doğu Timor’da cinsel şiddet olaylarının yanı sıra sosyo-ekonomik ihlaller de incelendi.
Şili Devlet Başkanı Aylwin, ulusal TV kanalındaki programda özür diledi.
El Salvador ‘da komisyonun belgelediği 22 bin vakaya dair 40 sorumlunun ismi açıklandı.
Guatemala’da 200 bin kişinin öldürüldüğü, ihlallerin yüzde 93’ünün devlet sorumluluğunda olduğu ortaya çıktı. Sierra Leone ve Fas’ta mağdurlara tazminat ödendi.

‘Şiddet ortamı sürerken komisyonlar çalışamaz’
Emrah Gürsel (Hakikat, Adalet ve Hafıza Çalışmaları Merkezi): Hakikat komisyonu Kürt sorununun çözümüne katkı sağlayacaktır. Fakat önce silahların susturulması lazım. Şiddetin devam ettiği bir ortamda tanıklar konuşamaz ve taraflar gerçekleri çarpıtmayı sürdürür. Dersim katliamı gibi üzerinden zaman geçmiş olaylarda ise Meclis bünyesinde komisyonlar kurulabilir ve resmi özür, yer isimlerinin iadesi ve maddi ve manevi onarım adımları atılabilir. 

Meltem Aslan (Hakikat, Adalet ve Hafıza Çalışmaları Merkezi): 30 yıldır yaşanan savaşla ilgili, Kürt meselesi üzerine kurulacak bir komisyonun yapısı ve görev tanımı Dersim, Ermeni kıyımı ve 6-7 Eylül gibi eski olaylarla ilgili bir komisyondan farklı olur. Mağdurların beklentilerinin karşılanabilmesi için komisyonların yaptırım gücünün olması gerekir. 

Öztürk Türkdoğan (İHD Genel Başkanı): Bu komisyonlar toplumun vicdanına hitap ederek yeni ve demokratik bir sayfa açılmasını sağlayacak en önemli yol. Yakın dönem suçların sorumlularının yargılanması sağlanabilir. Geçmiş dönem suçları için tazminatlar gündeme gelebilir. Anıt müzeler, utanç müzeleri yapılabilir. Bu konu, TBMM’de bir araştırma komisyonu veya alt komisyon biçiminde geçiştirilmemelidir. 

Prof. Dr. Mithat Sancar: Kürt sorunu kastediliyorsa, yaraları örtmek yerine yüzleşmek yolunu açacağı için yararlı olur. Ancak modeli tartışmak lazım. Türkiye kendi modelini gündemine almalı. Erdoğan’ın özür açıklaması birkaç adım ileriye gitmemizi sağladı. Özellikle 90’ları odağa alacak bir komisyon öneriyorum. 

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu: Komisyonun görevi, 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana gerçekleşmiş faili meçhul cinayetler ile kayıp olaylarını araştırmak olmalı.

(Radikal)

Yorum Gönder