Devlet, Hizbullah ve PKK özür dilesin

30 Ekim 2013 Çarşamba 11:30

HÜDA-Par’ın Diyarbakır İl Başkanı Turgut, “Hizbullah ve PKK’yı biraraya getiririz” dedi. Turgut, geçmişte yaptıkları için Devlet, Hizbullah ve PKK’nın özür dilemesinin toplumsal barışı sağlayabileceğini de belirtti.

Devlet, Hizbullah ve PKK özür dilesin
Elli ilde temsilcilik kuran Hüda Par, 2014 yerel seçimlerine girmek için Yargıtay’a başvurdu. Güneydoğu Anadolu bölgesinde iddialı olduklarını söyleyen Hüda Par Diyarbakır İl Başkanı Vedat Turgut, Taraf‘a konuştu. Suriye’de PYD ile El Nusra arasındaki çatışmalarda taraf olmadıklarını belirten Turgut, gerekirse ikisi arasında arabulucuk yapabileceklerini söyledi. Turgut, geçmişte yaptıkları için Devlet, Hizbullah ve PKK’nın özür dilemesinin toplumsal barışı sağlayabileceğini de belirtti.


İSLAMİ PARTİLER BİRLİĞİ

Hüda Par kendisini nasıl tanımlıyor Kürt Partisi mi yoksa Türkiye Partisi mi?

Hüda Par’ın anlayışı ümmetçilik anlayışıdır. Biz Türkiye değil dünya partisiyiz. Bu noktada dış temaslarımız oldu. Mısır, Filstin, Lübnan, Suriye, Irak Kürdistanı’na, İran’a gittik. Sol partiler bileşip enternasyonal oluşturabilirken niye İslami dindar partiler bir olmasın. Hüda Par, Türkiye’nin şartlarında bir Türkiye Partisi’dir. Aynı zamanda Kürdistan partisidir. Kurucu üyelerimizin yüzde 60-70’i Kürt asıllıdır. Kim Allah katında Allah’tan daha fazla korkarsa, Allah’a daha fazla yakın olursa o en üstündür. Bu Kürt, Türk, Arap veya Çerkez de olabilir. Bundan dolayı Türkiye Partisi’dir. Yoğunluğu Kürdistan bölgesi dediğimiz Diyarbakır, Batman, Bingöl, Mardin, Van, Urfa benzeri yerlerde daha fazla aktivitesi olan bir partidir.


Hüda Par hangi kesimin oylarını alıyor?

Hüda Par kurulmadan önce AK Parti’ye emaneten giden kimi oylar vardı. Yine Hüda Par kurulmadan önce tabanımızın bir kısmı, mevcut partilerin stratejilerini bildikleri için sandıklara bile gitmiyorlardı. Bu da büyük bir kesimdir. Yine sırf Kürt olduklarından dolayı BDP’ye oy veren yüzde 70-80 muhafazakar bir kesim var. Hüda Par’ın kurulması ile bu kesim seçici olacaktır. Dolayısıyla hem Müslüman hem Kürt olgusu halkın tercihinde daha fazla etkili olacaktır.

YALAN SÖYLEMEYECEĞİZ

 BDP ve AK Parti politikalarını eleştiriyorsunuz. Sizin bu iki partiden farkınız nedir?

Biz halka gerçekleştirmeyeceğimiz vaatte bulunmayacağız. Halkın karşısına bu üç ilke ile çıkacağız. Birincisi halka yalan söylemeyeceğiz. İkincisi yapamadığımız hiç sözü vermeyeceğiz. Üçüncüsü halkın bize emanetine ihanet etmeyeceğiz.


Genel Başkanınız Zekeriya Yapıcıoğlu, Başbakan ile görüştü. Görüşmede neler konuşuldu?

Başbakan ile genel başkanımızın görüşmesi önceden randevulaşmış bir görüşmedir. Seçim endeksli ya da son olaylara ilgili bir görüşme değildir. Bu konuda genel başkanımızla görüşme fırsatımız olmadı basın ne biliyorsa biz de onu biliyoruz.


Hüda Par yerel seçimlerde hangi illerde belediyeleri alabilir. Hedefiniz nedir?

Hangi illerde seçime girip girmeyeceğimize henüz karar vermiş değiliz. Genel Merkez düzeyinde karar verilecek. Özellikle bölgede sürprizler olacak. Bunu, ben değil araştırma şirketleri söylüyor. Anketlerde Hüda Par açık arayla önde gidiyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde biz iddialıyız. Batman, Mardin, Bingöl, Van, Siirt’te iddialıyız.


Diyarbakır’da adaylarınız kimler?

Diyarbakır’da aday adaylarımız var. Bizde istenmez verilir anlayışı vardır. Kişi o ilde toplum tarafından sevilensayılan biriyse, saygın, dürüst olan, bir menfaat beklemiyorsa biz onu tercih ederiz. Adayların bize gelmesini beklemeden biz gideceğiz. Yüzlerce görüşmemiz oldu.


BDP ile Hüda Par’ı birarada görebilecek miyiz?

Niye olmasın ki. Buna bir örnek vereyim. Kimileri, “Kürtler biraraya gelmez. Türkiye oradan elini çekse bile onlar birbirine düşer” diyor. Şu an Irak Kürdistan’ı kurulmuş. Bir parlamentoları var, bir meclisleri var. Aynı çatı altında beraberler. Aynı şey bizim bölge için niye olmasın, elbette ki rahatlıkla olabilir.


BDP ile temaslarda bulunuyor musunuz?

Biz BDP’ye bayramlaşma talebinde bulunduk, ancak bir cevap gelmedi. Yine talep edeceğiz. Bizim sıkıntımız yok. Biz kin gütmüyoruz. Defalarca bize saldırı olmuş, hala bize saldırılar oluyor.

POLİS EKİPLERİ BİRİNCİ SORUMLU

Nasıl saldırılar?

Şırnak’ta bir Hüda Par gönüllüsünün evine pimi çekilmiş bir bomba atıldı. Geçmişte de birçok olay oldu ama hiçbiri için soruşturma açılmadı. Dolayısıyla bir sözümüz de devlet cenahınadır. Halkın çatışmasına zemin hazırlayan bir polis olamaz. Bu polis ekipleri bu saldırıların birinci sorumlularıdırlar. Bu şekilde devam ederse biz polislerle ilgi İçişleri Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunacağız. Derin devlet ile derin PKK bir şekilde Hüda Par ve camiasını çatışmaya çekmek istiyor. Biz sağduyumuzu koruyacağız. Bu saldırılarla Hüda Par’ın seçimlere girmesine engel olmak istiyorlar. Ama bu saldırılar bizi güçlendirmekte, onları zayıflatmaktadır.


DEVLET, PKK VE HİZBULLAH ÖZÜR DİLEMELİ


Başta Kürtler ve muhafazakarlar olmak üzere aslında birçok kesim o dönem yaşanan baskı ve uygulamalar nedeniyle mağdur oldu. Bu yaralar sizce nasıl sarılır, toplumsal barış sağlanabilir mi?

Sürekli bir özür dilemesinden bahsediliyor. Hizbullah’tan, PKK’den özür dilemesi bekleniyor. Ama bir öz eleştiri yapılması gerekiyor. İskilipli Atıf Hoca’ya iadeyi itibarı geri veriliyor. Siz, Türk olduğu için İskilipli Atıf Hoca’ya itibarını geri verecek Kürt olduğu için Said Nursi’yi yasaklı bırakacaksınız. Hâlâ ayrımcılık var. Öncelikle devletin özür dilemesi gerekir yüz binlerce insan öldürülmüş, yüz binlerce mağduriyet var. Daha sonra PKK’nin, 30-40 bin insan öldürülmesinden dolayı özür dilemesi gerekir. Eğer Hizbullah’ın bir hatası yanlışı varsa onun da özür dilemesi lazım. Partimizin de bu konuda çağrısı vardır. Ayrıca Hüda Par olarak PKK ile Hizbullah arasında arabulucu olmaya da hazırız. Onları bir araya getirmek için elimizden geleni yapmaya hazırız. Bunu dile getirmemize rağmen PKK ve BDP çevresinden olumlu bir cevap alamadık.

PKK’nın, devletin çok sayıda kişinin ölümünden sorumlu olduğunu belirttiniz, peki Hizbullah’ın işlediği cinayetler?

Onu bize sormayın. Hizbullah’ın rehberi Edip Gümüş’e sitesinden soru yöneltebilirsiniz. Bizim Hizbullah ile organik bir bağımız yok. Hüda Par bağımsız bir yapı.

DAVET GELMEDİ


PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’da İslam Konferansı yapılması yönünde çağrısı oldu. Bu konferansı nasıl değerlendiriyorsunuz. Herhangi bir davet geldi mi?

Bize henüz bir davet gelmedi. Ama ilginçtir ki Marksist, Leninist düşünceden gelen Öcalan, Newroz etkinliğinde İslam kardeşliğinden bahsediyor. Müslüman halkın, sular durulduktan sonra kendi düşüncesine yakın insanları tercih edeceğini bildiğinden Öcalan böyle bir noktaya geldi. İçten ve samimi olmadığı için netice vereceğini tahmin etmiyorum.


Sizce nasıl bir konferans olmalı?

Elbette ki herkesin kabul edeceği, herkesin eşit seviyede muhatap göreceği bir konferansa “hayır” dememiz mümkün değildir.


ÇÖZÜM SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ ANCAK...

Çözüm süreci, içeriği bilinmeyen bir süreçtir. Parti olarak bir bütün olarak çözüm sürecini destekliyoruz. Elinde silah tutan PKK’dir, silahların susması noktasında PKK ve İmralı ile görüşme yapılabilir. Bu noktada biz de bunun taraftarı olduk. Ama muhatap olarak sadece PKK’nin alınması büyük bir eksikliktir. Bölgede birçok camia ve oluşum var. Feodal dediğimiz ağalık sistemi var. Bir bütün olarak sadece PKK ve BDP muhatap alınamaz. BDP’nin almış olduğu oy 2 milyona yakındır. Dolayısıyla 2-2.5 milyon oy alan parti 25 milyon nüfusa sahip Kürt halkının temsilcisi olamaz. Bölgede de Hüda Par alternatif olarak çıkmıştır.


SURİYE’YE DIŞARIDAN MÜDAHALEYE KARŞIYIZ


Hüda Par, Rojava’da PYD ile El Nusra arasında meydana gelen çatışmaları nasıl değerlendiriyor?

El Nusra Arap kökenlidir, PYD Kürt kökenlidir. Esad zalim ve gitmesi lazım. Muhalefet biraraya gelip dış baskı olmadan, İsrail, İngiltere, Amerika’nın herhangi bir katkısı olmadan kendi aralarında devlet ve hükümetlerini kurması taraftarıyız. Türkiye dahil dışarıdan müdahaleye karşıyız. AK Parti’nin Suriye politikasını zamanında eleştirdik. El Nusra ve PYD’nin savaşı kesinlikle oradaki halka zarar verir. Biz orada taraf değiliz. Hatta PYD ile El Nusra arasındaki savaşın bitmesi için arabuluculuk yapabiliriz. Rojava meselesinde taraf değiliz, oradaki savaşın Kürtlere yararı yoktur zararı vardır.


Vedat Turgut kimdir?

Diyarbakır doğumlu olan Vedat Turgut, imam hatip lisesi mezunu. İnzar Dergisi Yazarı olan Turgut, 1999 yılında camide ders verdiği için 12 gün işkence gördüğünü ve altı yıl cezaevinde kaldığını belirtiyor. Mustazaf-Der’in Diyarbakır Şube Başkan Yardımcılığı’nı da yapan Turgut, Şeyh Said idamının yıl dönümünde Diyarbakır Batıkent Meydanı’nda düzenlediği basın açıklaması nedeniyle hakkında dava açıldı. Turgut, suçu ve suçluyu övmek, toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunlara katılmak gibi çok sayıda suçlamayla yargılandı. Turgut, şu anda Hüda Par Diyarbakır İl Başkanlığı görevini yürütüyor.

Bahar Kılıçgedik / Taraf

Yorum Gönder